Kadınların iş dünyasında daha görünür ve etkin roller üstlenmesi, kurumların dönüşümünde giderek daha belirleyici bir unsur haline geliyor. Bu kapsamda 10.000 Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Tuğba Dedeoğlu, kadınların iş dünyasındaki konumunu, sivil toplumun rolünü ve liderlik yolculuğunda öne çıkan ihtiyaçları değerlendirdi. Kariyeri boyunca farklı alanlarda çalışma fırsatı bulduğunu ifade eden Dedeoğlu, kendisini en çok şekillendiren deneyimlerin kadınlarla birebir temas ettiği sivil toplum çalışmaları olduğunu söyledi.
Liderlik anlayışının dönüşmeye başladığı günümüzde, kadınların iş dünyasındaki etkisi ve karar alma süreçlerindeki rolü giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşümün kalıcı hale gelmesinde ise yalnızca bireysel başarılar değil; dayanışma, mentorluk ve güçlü sivil toplum yapıları da belirleyici rol oynuyor. 10.000 Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Tuğba Dedeoğlu ile bir araya gelerek kadın liderliğinin güçlenmesi için atılması gereken adımları, dayanışmanın önemini ve kariyer yolculuğundan edindiği deneyimleri konuştuk.
- Öncelikle sizi biraz tanımak isteriz. İçinde bulunduğunuz iş dünyasında kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Ben kendimi kadınların potansiyelini görünür kılmaya çalışan bir köprü kurucu olarak tanımlıyorum. Yayıncı, yazar, eğitmen, konuşmacı ve sivil toplum lideri olarak farklı alanlarda faaliyet göstersem de yaptığım işlerin ortak noktası insanlara ve özellikle kadınlara alan açmak. Yıllardır girişimcilik, liderlik, kişisel gelişim ve iletişim alanlarında çalışıyor; kadınların bilgiye, iş birliklerine ve fırsatlara erişimini artırmak için projeler geliştiriyorum. Başarı kavramını bireysel kazanımların ötesinde birlikte büyüyebilmek olarak görüyorum ve anlamlandırıyorum.
- Kariyer yolculuğunuzda sizi en çok şekillendiren deneyim ne oldu?
Kariyerim boyunca birçok farklı alanda çalışma fırsatım oldu ancak beni en çok şekillendiren deneyimler, kadınlarla birebir temas ettiğim sivil toplum çalışmaları oldu. Farklı şehirlerden, farklı yaşlardan ve farklı hikayelere sahip kadınların ortak hayaller etrafında bir araya gelebildiğini görmek bana liderliğin aslında hizmet etmek olduğunu öğretti. Özellikle 10.000 Kadın Girişimciler Derneği çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalar, kadınların birbirine destek olduğunda ne kadar büyük bir dönüşüm yaratabileceğinin çok gerçek bir kanıtı.
“Kadınların masada olması artık bir çeşitlilik konusu değil, sağlıklı karar alma süreçleri için stratejik bir gereklilik”
- Üst yönetim ve karar alma mekanizmalarında kadın temsili konusunda Türkiye’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de son yıllarda kadın liderliği konusunda önemli adımlar atılıyor olsa da hala kat edilmesi gereken ciddi bir mesafe olduğunu düşünüyorum. Eğitimli, donanımlı ve başarılı kadınlarımızın sayısı her geçen gün artarken, bu durum henüz aynı oranda yönetim kurullarına ve karar alma mekanizmalarına yansımıyor. Kadınların masada olması artık bir çeşitlilik konusu değil; sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve sağlıklı karar alma süreçleri için stratejik bir gereklilik. Potansiyelimiz çok yüksek. Bunun da etkisiyle, doğru politikalarla bu dönüşümün hızlanacağına inanıyorum.
“Eşit fırsat politikaları kurum kültüründe uygulanmalı”
- İş dünyasında cinsiyet eşitliği adına yapılması gereken en acil üç şey sizce nedir?
Birincisi; kesinlikle eşit fırsat politikalarının söylemden ibaret kalmayıp kurum kültüründe uygulanması. İkincisi; kadınların liderlik pozisyonlarına hazırlanmasını sağlayacak mentorluk ve gelişim programlarının yaygınlaştırılması. Üçüncüsü ise bakım yükümlülüklerinin yalnızca kadınların sorumluluğu olarak görülmediği, iş-yaşam dengesini destekleyen çalışma modellerinin artırılması. Gerçek eşitlikten bahsediyorsak bunu ancak sistemsel bir dönüşümle mümkün kılabiliriz.
“Kadınlar birbirlerini rakip olarak görmemeli, birbirlerinin en güçlü destekçisi olmalılar”
- Kadınların birbirine rehberlik etmesi ve deneyim paylaşımı sizce kariyer gelişiminde ne kadar belirleyici?
Belirleyiciliği kesinlikle çok yüksek. Çünkü kariyer yolculuğunda bazen bir tavsiye, bazen bir referans, bazen de yalnız olmadığını hissettiren bir destek çok büyük bir fark yaratabiliyor. Bu yolda kadınlar birbirlerini rakip olarak görmemeli, birbirlerinin en güçlü destekçisi olmalılar. Ben kendi yolculuğumda da bunun etkisini gördüm. Bugün kadın girişimciler arasında oluşturduğumuz dayanışma ağlarının en büyük değeri bilgi ve deneyim paylaşımıdır. Bir kadının açtığı yolun, birçok kadının önünü aydınlatma gibi bir etkisi olduğu çok açık.
“Kadın liderlerin artması toplumun tamamı için olumlu sonuçlar doğurur”
- İş dünyasında kadın liderlerin sayısının artmasının Türkiye üzerinde nasıl bir etkisi olur?
Kadın liderlerin artması doğal olarak öncelikle kadınlarla birlikte toplumun tamamı için olumlu sonuçlar doğurur. Çeşitliliğin olduğu kurumlarda inovasyonun, çalışan bağlılığının ve finansal performansın arttığını gösteren güvenilir birçok araştırma var. Kadın liderler farklı bakış açıları, empati odaklı yönetim anlayışı ve kapsayıcı yaklaşımlarıyla iş dünyasına önemli katkılar sağlıyor. Daha fazla kadın lider, daha güçlü ekonomi, daha güçlü kurumlar ve daha güçlü bir toplum demektir.
- Kadınların iş dünyasında daha aktif rol alabilmesinde sivil toplum kuruluşlarının katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sivil toplum kuruluşları kadınların gelişimi için çok önemli bir katalizör görevi görüyor. Eğitim, mentorluk, networking, görünürlük ve iş birliği fırsatları sunarak kadınların önündeki birçok engeli aşmalarına destek oluyor. Özellikle kadın odaklı dernekler ve platformlar, girişimcilerin yalnız olmadığını hissettiren güçlü ekosistemler oluşturuyor. Ben de bir STK yöneticisi olarak bu etkinin sahadaki sonuçlarını yakından gözlemliyorum.
“Görünürlük, başarının önemli bir parçası”
- Kadınların iş dünyasındaki başarılarını görünür kılmak adına medya ve iletişim araçlarının rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Görünürlük, başarının önemli bir parçası. Çok başarılı kadınlar bazen yeterince görünür olmadıkları için ilham verme ve etki oluşturma fırsatını kaçırabiliyorlar. Medya ve dijital iletişim araçları bu noktada çok güçlü bir role sahip. Kadınların başarı hikayelerini daha fazla anlatmak, rol modelleri çoğaltmak ve genç nesillere ilham vermek gerekiyor. Özellikle dijital medya sayesinde artık her kadın kendi hikayesini anlatabilecek bir platforma sahip.
“Mükemmel olmak zorunda değilsiniz; önemli olan ilerlemeye devam etmek”
- Genç kadın profesyonellere kariyer yolculuklarının başında vereceğiniz en önemli tavsiye ne olur?
Kendinize yatırım yapmaktan ve görünür olmaktan çekinmeyin. Bilginizi artırın, yeni beceriler kazanın, güçlü ilişkiler kurun ve hata yapmaktan korkmayın. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz; önemli olan ilerlemeye devam etmek. Ayrıca başarıyı yalnızca unvanlarla değil, yarattığınız etkiyle ölçün. Kendinize inandığınızda ve vazgeçmediğinizde, düşündüğünüzden çok daha büyük kapılar açılacaktır. Her kadının içinde hem kendi hayatını hem de çevresini dönüştürebilecek bir güç var, buna yürekten inanıyorum. Bu yolda yalnız olmadıklarını bilmelerini isteri
