Ünalsan Makina İhracat Müdürü Aybüke Sezgin, kariyerine yön veren temel prensipleri, ilham aldığı kaynakları ve çalışma yaklaşımını Anlat Bize röportajı kapsamında AİMSAD Dergisi’ne anlattı. Bugüne kadar edindiği deneyimleri aktaran Sezgin; disiplin, öğrenme arzusu ve güvene dayalı çalışma kültürünün mesleki gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
- Bugünkü bilgi ve deneyiminizle kariyerinizin başındaki halinize bir tavsiye verecek olsaydınız, bu ne olurdu?
Kendime şunu söylerdim; “Her şeyi aynı anda çözmek zorunda değilsin. Doğru soruyu sor, sabırlı ol ve her adımı disiplinle takip et.” Zamanla fark ettim ki hem mühendislikte hem pazarlamada en büyük gücüm hızlı öğrenme ve detaylara odaklanma yeteneğimmiş. Bu süreçte doğru soruları sorabilmek, doğru perspektifi kurmak ve bir problemi önce sadeleştirip temelini ortaya çıkarmak çok kritik. Çözüm odaklı olmak; problemi katmanlarına ayırmak, her katmana uygulanabilir çözümler üretmek hem sakinliği hem de çevikliği bir arada gerektiriyor. Problemlerin altında yatan farklı sebepleri sezebilmek için doğru konularda bilgi sahibi olmak ve satır aralarını okuyabilmek de çok önemli. Aslında tüm bu bilgilerin erişilebilir olduğunu; doğru yöntem, doğru yaklaşım ve disiplinli bir çalışma ile kısa sürede kazanılabileceğini kendime hatırlatırdım. Kariyerimin başındaki halime, odağımı doğru yere verdiğim sürece her adımın beni daha iyi bir noktaya taşıyacağını söylerdim.
“Başta babam olmak üzere, işine gerçekten saygı duyan insanlar benim için çok kıymetli”
- Kendinize ilham aldınız biri var mı?
Tek bir kişi değil; aslında farklı insanların farklı özelliklerinden ilham alıyorum. Bir ustanın titizlikle yaptığı iş, bir akademisyenin projesine verdiği emek, hatta yeni okuma yazma öğrenen bir çocuğun taşıdığı o saf heyecan bile bana ilham verebiliyor. Başta babam olmak üzere, özellikle işine gerçekten saygı duyan, tutkusunu, titizliğini, disiplinini ve sevgisini işine yansıtan insanlar benim için çok kıymetli. Benim için ilham almak zor bir şey değil; çünkü herkes ilham kaynağı olabilir. Yeter ki karşımızdaki insanda ilham verecek doğru noktayı görebilelim.
“İş hayatımda ve kişisel gelişimimde yaşadığım her durumu dikkatle analiz ederek ilerledim”
- İş hayatında sizi en çok geliştiren deneyim hangisiydi?
Ben küçük ya da büyük fark etmeksizin her olaydan kendimce bir ders çıkarmayı, bir şeyler öğrenmeyi hem çok severim hem de her zaman önemserim. Çünkü çoğu zaman küçük görünen bir deneyimin, konu büyüdüğünde ne kadar kritik bir rol oynadığını defalarca gördüm. Bu nedenle hem iş hayatımda hem de kişisel gelişimimde yaşadığım her durumu dikkatle analiz ederek ilerledim. Aynı zamanda hem akademik hayatta hem de iş dünyasında farklı alanlardaki süreçleri eş zamanlı takip etmeyi ve içinde bulunmayı hep sevdim. Bu yaklaşımın perspektifimi genişlettiğine, beni dinamik tuttuğuna ve problem çözme yeteneğimi ciddi şekilde güçlendirdiğine inanıyorum. Kısacası, beni en çok geliştiren tek bir deneyim değil; küçük deneyimlerden büyük tecrübeler çıkarma alışkanlığım oldu. Bugün ne yapıyorsam, o küçük ama doğru birikimlerin oluşturduğu temelin üzerinde yapıyorum.
“Uzun vadeli, karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler benim için her zaman öncelikli oldu”
- İş hayatınızda şu anda öncelik verdiğiniz en önemli hedef nedir?
Benim için iş hayatında öncelik verdiğim en önemli şey, güvenilirlik, dürüstlük ve gerçekten fayda üretebilme duygusunu kaybetmemek. Her iş birliğinin temelinin güven olduğuna inanıyorum; bu yüzden hem sözümle hem iş disiplinimle karşı tarafa her zaman sağlam bir zemin sunmaya çalışıyorum. Tecrübeyi de bu noktada çok değerli buluyorum. Çünkü tecrübe yalnızca bilgi değil, aynı zamanda doğru karar verebilmeyi, doğru anda doğru adımı atabilmeyi de öğretiyor. Bu değerlerin üzerine inşa ettiğim en büyük hedefim ise mevcut iş birliklerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve onları daha da güçlendirmek. Uzun vadeli, karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler benim için her zaman öncelikli oldu.
Bunun yanında yeni pazarlarda gelişmek, özellikle global arenada daha güçlü bir konum elde etmek de üzerinde yoğunlaştığım önemli bir hedef. Üretim tarafında yapmayı planladığımız yenilikler, teknolojik yatırımlar ve süreç iyileştirmeleriyle hem kaliteyi hem verimliliği artırmayı, böylece müşterilerimize daha yüksek katma değer sunmayı amaçlıyorum. Özetlemek gerekirse; sağlam değerler, güçlü iş birlikleri ve yenilikçi üretim adımlarıyla hem şirketimizi hem kendimi bir üst seviyeye taşımayı hedefliyorum.
- Şimdiye kadar sizi en çok etkileyen film, kitap ve şehir hangisi oldu?
Beni en çok etkileyen film, The Truman Show. Hem Jim Carrey’nin oyunculuğunu takdir ettiğim hem de filmin işlediği konu beni etkilediği için bende özel bir yeri var. Gerçeklik, özgürlük ve seçim kavramlarını sorgulatan yapısı uzun süre aklımda kalmıştı. Kitap ise Daron Acemoğlu ve James Robinson’ın Why Nations Fail kitabı. Son dönemlerde okuduğum ve hem çok şey öğrendiğim hem de beni en çok düşündüren kitaplardan biriydi. Tarih, sosyoloji ve ekonomi gibi birçok farklı disipline dokunan, Nobel seviyesinde etki yaratmış güçlü bir eser. Ülkelerin gelişmişlik farklarını anlamak için oldukça kapsamlı bir perspektif sunuyor. Şehir olarak da ben mekanı zamandan bağımsız düşünmenin pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Aynı şehir, farklı zamanlarda bambaşka deneyimler yaşatabiliyor. Bu yüzden tek bir şehir yerine, tek bir anı söylemek benim için daha doğru olur; 2025 Ocak ayındaki New York seyahatim. Yüksek lisansım sırasında gerçekleştirdiğim bu ziyaret, yaşadığım atmosfer, şehirdeki enerji, geçiş dönemindeki ruh halim ve deneyimlerimle birleşince benim için unutulmaz bir anıya dönüştü.
“Bilgi, bana göre yalnızca birikmek için değil, dönüştürülmek için var”
- Eğer bir süper gücünüz olsaydı, ne olmasını isterdiniz ve neden?
Kolektif bilincin tüm verilerine erişip, onları analiz edebilme ve yeniden yapılandırabilme gücüm olmasını isterdim. Çünkü bilgi, bana göre yalnızca birikmek için değil, dönüştürülmek için var. Dünyadaki tüm bilgi akışına erişebilmek; bağlantıları görmek, örüntüleri fark etmek ve bu bilgiyi yeni anlamlar yaratacak şekilde şekillendirmek, insanlığın ilerleyişinde en etkili güç olurdu.

