Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi’ni küresel bir cazibe merkezine dönüştüreceklerini belirterek, yurt dışından Türkiye’ye dönecek girişimcilere 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlanacağını ve imalatçı ihracatçıların kurumlar vergisinin yüzde 9’a düşürüleceğini söyledi.
Bölgemizin ve dünya ekonomisinin son dönemin en sarsıntılı ve en belirsiz günlerini yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “iş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken, diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde yüz emin olamıyor” dedi.
İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip edildiğinin altını çizen Recep Tayyip Erdoğan; “Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Şahsım bir yandan, bakan arkadaşlarımız diğer yandan görüşmelerimizi sürdürüyoruz. İnşallah netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerimizle iş birliği içerisinde çabalarımızı devam ettireceğiz. Şurası bir gerçek ki artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir. Türkiye son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye’yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz” diye konuştu.
“Ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız”
Rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Yakında Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız.
“Vergi avantajını genişletiyoruz”
İstanbul Finans Merkezi’nin çalışmalarına 2009 yılında başladığını ve burada küresel piyasalarla uyumlu, uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflediklerini ifade eden Recep Tayyip Erdoğan; “Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz. Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50’lik indirim oranını yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Bir diğer önceliğimiz, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100’ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz.
‘Tek Durak Büro’ uygulaması
Bir başka önemli adımın, ‘Tek Durak Büro’ olarak, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesi olduğunu belirten Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi; “Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği, hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro’da görev yapacak. Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.”
“Yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz”
Hükümetlerinin döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan; “İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak, özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14’e çekiyoruz” dedi.
Yine ihracat kadar kritik olan bir diğer konu olan ülkemize döviz kazandırıcı teşvikler olduğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan; Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var; şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye’de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız. Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkan sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
“Atacağımız bir diğer stratejik adım Türkiye’yi bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmek”
İstikbalimizin teminatı olan gençlerin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalıştıklarını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan; “Dünya yapay zekanın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz. Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80’inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz. Atacağımız bir diğer stratejik adım Türkiye’yi start-up ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir” dedi.
“Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz”
Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı; “Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca Terminal İstanbul projesinin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz.”
“Vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacaklarını belirterek şunları söyledi; “Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum. Genel çerçevesini çizdiğimiz hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını inşallah ekonomi yönetimimiz iş dünyamızla ve yatırımcılarımızla paylaşacak. Ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmalar başlayacak. Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın.”
“1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Allah’ın izniyle Türkiye’nin önü de ufku da yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların esintilerinin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur. Son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alnımızın akıyla çıktık. Darbe girişimleri dahil nice badirelerin üstesinden başarıyla geldik. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık” dedi.
“Yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var”
Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil diyen Recep Tayyip Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı; “Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askeri kapasitesiyle; ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla; beşeri sermayesi ve diplomatik imkanlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var. Bugün sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi milli politikalarını uygulayan; itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var. İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan sonra daha fazla toplayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açıkladığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyor, toplantımızı teşrifleriniz için her birinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

