Ana Sayfa İş Dünyasında Kadınlar “Kadınlar liderlik pozisyonları için çok ciddi bir mücadele vermek zorunda kalabiliyor”

“Kadınlar liderlik pozisyonları için çok ciddi bir mücadele vermek zorunda kalabiliyor”

5

İş dünyasının başarılı isimlerinden SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, “Kadın çalışanlar liderlik pozisyonlarına gelebilmek için çok ciddi bir mücadele vermek ve yöneticilik özelliklerini sürekli kanıtlamak zorunda kalabiliyorlar. Maalesef bu da toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda henüz yeterli farkındalık ve olgunluk seviyesine gelememenin, kurumsal politikalara toplumsal cinsiyet eşitliğini entegre edememiş olmanın getirdiği bir dezavantaj” açıklamasında bulundu.

İş Dünyasında Kadınlar bölümümüzün bu ay ki konuğu SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem oldu. Hem profesyonel iş hayatında hem de STK ve sivil toplum örgütlerinde üst düzey yöneticilik görevlerini bir arada yürüten Emine Erdem, iş hayatında kadın-erkek eşitsizliği, kadın istihdamı için yürüttükleri çalışmaları ve tecrübelerini anlattı.

  • Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

İstanbul doğumluyum. Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, aynı zamanda da İstanbul Üniversitesi İşletme Yüksek Lisansına sahibim. 1985’ten beri Erdem Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Danışmanı olarak çalışmaktayım. 1990-2017 arası Türk Hava Yolları’nda müşavir avukat olarak çalıştım ve emekli oldum. 2013 yılından bu yana yönetim kurulu üyesi ve 2017 itibarıyla başkan yardımcısı olduğum KAGİDER’in de 22 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleştirilen KAGİDER Genel Kurulunda başkanlığa seçilmiş olup, hala bu görevimi sürdürmekteyim. 2021’de gerçekleştirilen ve önceki dönemde başkan yardımcısı olarak görev aldığım Sektörel Dernekler Federasyonu Genel Kurulunda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildim ve SEDEFED’in ilk kadın başkanı olarak görevime başladım. 25 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirilen TÜRKONFED Genel Kurulunda da Yönetim Kurulu Üyesi seçildim. Ayrıca, 2008 – 2010 arası Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkanı, 2013 ve 2017 yılları arasında Avrupa Soroptimist Federasyonunda Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı, 2015 yılında Uluslararası Soroptimist Konvansiyonu Başkanı olarak görev aldım. Global Entrepreneurship Network Türkiye, GEN TR, Yönetim Kurulu Üyesi, Kadın Adayları Destekleme Derneği Danışma Kurulu, Dünya Melek Yatırım Forumu, Türkiye Senatörü, Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği üyesiyim. Halihazırda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi Üyesi olarak görev alıyorum.

  • Kaç yıldır profesyonel iş hayatının içindesiniz? Farklı kademelerde görev aldınız mı?

Yaklaşık 35 yıldır profesyonel iş hayatının içindeyim. Bu süre boyunca özel sektör ve sivil toplum bünyesinde oldukça geniş bir yelpazede görevler aldım. Türk Hava Yolları, Erdem Holding, KAGİDER, SEDEFED, TÜRKONFED, Global Entrepreneurship Network Türkiye, GEN TR, Dünya Melek Yatırım Forumu ve daha pek çok kurum ve kuruluşta farklı kademelerde görev alma fırsatım oldu ve çoğunda görevlerim hala devam etmekte.

“Varoluşuma anlam katan ideallerim için hala azimle ve kararlılıkla çalışıyorum”

  • Geçmiş yıllarda iş dünyası erkek egemenliği altındaydı. Ancak artık kadınlar bu düzeni tamamen değiştirdiler ve oyunun kartlarını yeniden dağıttılar. Siz şu anki konumunuza gelene kadar neler yaşadınız?

Ben eşitlikçi bir ailenin kızı olarak yetiştim. Annem ve babam evlatları arasında asla ayrımcılık yapmadılar, üç kız kardeş olan bizlere rol model oldular. Kadın-erkek eşitliğini yaşamlarının her alanında ve her davranış biçiminde içselleştirerek gösterdiler. Evdeki eşitlikçi ve demokratik yapıyı yaşayan biri olarak toplumdaki eşitsizlikten direkt olarak etkilenmemiş olsam bile duyarlı biri olarak çevremde eşitlikçi olmayan şartlarda yaşayan o kadar çok kadının yaşadıklarına tanıklık ettim ki… Cam tavanları kırmak isteyen ama bunu nasıl başaracağını bilemeyen birçok kadının hikayesini gözlemledim. Toplumsal sorunlara duyarlı ve daha eşitlikçi bir dünyanın var olabileceğine inanan her sorumlu birey gibi ben de kadın-erkek fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla kız çocuklarının eşitlikçi eğitim almaları için yöntemler geliştiren sivil toplum örgütlerinde çalışmaya başladım. Ben, imkanları olan kişilerin sahip oldukları ayrıcalıklı hayatın içinde yaşamayı asla düşünmedim ve dert edindiğim insanların hayatlarına dokunmaya, duruşumla onlara ışık olmaya çalıştım. Şu an yaşadığım ve tanıklık ettiğim hayatım gözümün önünden geçerken ne çok genç kız ve kadına dokunmuş olduğumu, onların kalıplarını kırması, fırsat eşitliğinden yararlanmaları için nasıl mücadele etmiş olduğumu bir kez daha fark ediyor ve büyük bir mutluluk duyuyorum. Varoluşuma anlam katan ideallerim için hala azimle ve kararlılıkla çalışıyorum. Cam tavanları kıran, kendi işini kuran girişimci kadınları gördükçe ve onların başarı hikayelerine tanıklık ettikçe çok gururlanıyorum.

“Kadın girişimci varlığını güçlendirmek için çalışıyoruz”

  • Profesyonel iş hayatınızın yanı sıra, sivil toplum kuruluşları içinde de önemli görevler üstleniyorsunuz. Öncelikle KAGİDER Başkanlığınız üzerinden konuşmak isterim. KAGİDER olarak yürüttüğünüz çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

KAGİDER kadın girişimciliğini yaygınlaştırmak ve kadını güçlendirmek için 4 temel konuya odaklı bir strateji yürütüyor. Biz bu stratejimizi 4 T diye adlandırıyoruz. Bu strateji kapsamında kadın girişimcilerin işlerini geliştirmeleri, koşul ve fırsatları eşitlemeleri açısından çok önemli olanaklar sağlayan teknolojiden daha fazla yararlanmalarını sağlamayı, onların toplumsal ağlarını ve dayanışmalarını genişletmeyi, daha fazla ticaret yapmalarını desteklemeyi ve tarım sektöründe güçlenmelerini amaçlıyoruz. Bu doğrultuda önemli mesafe kat ettik ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Bu kapsamda bilim ve teknoloji konularında kadınların okuryazarlığını arttırmak ve farkındalık yaratmak için Dijital Sohbetler adlı online panellerimizi gerçekleştiriyoruz. Kendi alanlarında uzman isimlerin, önde gelen sektör temsilcilerinin katıldığı bu sohbetlerle kadın girişimcilerde farkındalık yaratmayı, bilgilerini artırmayı ve aksiyona geçmeleri için tetiklenme sağlamayı amaçlıyoruz. Koordinatörlüğünü yaptığımız, KAİSDER ve BUİKAD paydaşlığında Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen İş Dünyasında Kadın İletişim Ağı yine bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz projelerimizden. Bu çerçevede www.ticaretinkadinlari.com adlı, teknik altyapısı güçlü, kapasitesi yüksek, işlevsel bir platform kurduk. Sektör bazlı arama yapabildiğiniz bu platformda her sektörden kadın girişimci bir tık uzağınızda. Ayrıca bunun mobil uygulamasını da geliştirdik. İstediğiniz yerden istediğiniz zaman erişebiliyorsunuz. Böylece gerek kamu gerekse de özel sektörden satın alma yetkililerinin kadın tedarikçilere kolayca ulaşabilecekleri bir platform oluşturduk.

Anadolu’daki kadın girişimci networkünü genişletmek için farklı illerde kadın girişimcilerle çevrimiçi istişare toplantıları yapıyoruz. Denizcilik ve lojistik alanlarında Avrupa’nın lider firması, Danimarka kökenli DFDS’nin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketi DFDS Akdeniz İş Birimi ile kadınların uluslararası ticarette güçlenmesi için “Kadın için Taşıyoruz” adlı projeyi, Migros ile tarımdaki kadın girişimcileri desteklemek için “Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı”nı düzenliyoruz. Bunlar gibi daha nice proje ile bu 4 stratejik alanda kadın girişimci varlığını güçlendirmek için çalışıyoruz.

“Öncelik verdiğimiz konuların başında derinleşme ve kurumsallaşma geliyor”

  • Kısa bir süre önce SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildiniz. Aynı zamanda derneğin ilk kadın başkanı olduğunuz. Başkanlık yapacağınız dönemdeki hedefleriniz nelerdir? Kadınlar özelinde çalışmalarınız olacak mı?

SEDEFED kurulduğu 2004 yılından bu yana ülkemizin önde gelen sektörlerini temsil eden, sürdürülebilir rekabetçiliği odağına alan ve gönüllü, şeffaf ve bağımsız kimliğiyle ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan bir sivil toplum örgütü. Bir önceki dönem başkan yardımcılığını üstlendiğim SEDEFED’de bir ilki gerçekleştirerek devraldığım başkanlık bayrağını daha da yukarıya taşımak istiyoruz. Bu yüzden 2021-24 döneminde SEDEFED olarak öncelik verdiğimiz konuların başında derinleşme ve kurumsallaşma geliyor. SEDEFED’in marka etkinliği olan ve her yıl geniş bir katılımcı seviyesinde gerçekleştirilen Rekabet Kongrelerine devam edeceğiz. Bu sene 13.’sünü gerçekleştireceğimiz kongremizin hazırlık çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz. Diğer yandan üye sayımızı ve sektörel çeşitliliğimizi, çok sesliliğimizi artırma hedefimiz var. Bu dönemde finans ve kaynak geliştirme ve sürdürülebilirlik konularını da kurumumuzun gündemine almış bulunuyoruz. Tüm bu hedefler doğrultusunda bazı komitelerimizi yeniden yapılandırıyor ve yeni komiteler oluşturuyoruz. SEDEFED’in vizyon ve misyonu doğrultusunda kadın özelinde çalışmalar da gerçekleştirmemiz mümkün. Toplumsal cinsiyet eşitliği, yönetim kurulunda kadın-erkek temsiliyetinin dengeli olması, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik projeler geliştirilmesi gibi konularda çeşitli çalışmalarımız ve girişimlerimiz mevcut. Bu çalışmaları güçlendirmek ve çeşitlendirmek arzusundayız.

“Kadınlara omuzlarındaki ek yükleri hafifletecek destekler verilmeli”

  • Türkiye’deki kadın istihdamı hakkında neler söylemek istersiniz? İş hayatında kadın çalışan sayısını daha da arttırmak için neler yapılmalı?

Kadın istihdamını güçlendirmek için her şeyden önce eşitlikçi politikalara ihtiyacımız var. Pandemi dönemi kadın çalışanlar için birçok olumsuzluğu beraberinde getirdi, zira iş sorumluluğunun yanı sıra birçok kadının çocuk-yaşlı bakımı ve ev işleri sorumluluğu var. Bu dönemde artan ev içi şiddet vakalarını da eklerseniz kadınlar için zorlu bir süreç oldu ve iş yaşamında kadın-erkek eşitliğinde kat ettiğimiz yolu maalesef geri gittik.

İstihdamda kadın çalışan sayısını artırmak için öncelikle kadınlara omuzlarındaki ek yükleri hafifletecek destekler verilmeli. Bakım evlerinin ve yuvaların sayıları artırılmalı, aile içi şiddetle mücadele politikaları bir an önce güçlendirilmeli, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda işveren ve çalışan farkındalığı artırılmalı, işyerlerinde kurumsal politikalar toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde yeniden yapılandırılmalı ve iyileştirilmeli.

  • Yeni mezun ya da iş hayatına yeni atılacak kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Özgüvenlerini ve azimlerini kaybetmesinler ve gelişime açık olsunlar. Mutlaka ama mutlaka yabancı dil öğrensinler, inovatif çalışmaları takip edip, benimsesinler, yeni teknolojiye açık olsunlar, dijitalleşmeye önem versinler ve bu konuda donanıma sahip olsunlar. Mesleklerinin gerektirdiği yetkinlikleri edinmeye çalışsınlar, çok okusunlar, kendilerini yalnızca akademik veya iş odaklı değil sosyal ve kültürel yönlerden de geliştirmeye çalışsınlar. Ama en önemlisi kendi potansiyellerinin farkında olsunlar ve kendilerine inanmaya devam etsinler.

“Kadın veya erkek olmak herhangi bir avantaj veya dezavantajı beraberinde getirmemeli”

  • Türkiye’de kadın olarak yönetici pozisyonunda çalışmak zor mu? İş dünyasında kadın olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Buna kadın olarak yönetici pozisyonunda çalışmanın zorlukları demeyelim. Kadınların iş yaşamında karşılaştıkları zorluklar, iş hayatına atılırken başlayıp yönetici pozisyona erişmede ve bu pozisyona geldikten sonraki süreçte de devam ediyor. İş yaşamında kadınlar profesyonel hayata daha ilk adımlarını atarken yetkinlikleri ile değerlendirilmekten ziyade önce cinsiyetleri, medeni durumları, çocuk sahibi olmayı planlayıp planlamadıkları gibi engellerle karşılaşıyorlar. Ücret eşitsizliği, bulundukları kurum içerisinde erkek meslektaşlarına göre daha az yükselme imkanı tanınması, yönetici pozisyonlarında kadın erkek dağılımları arasında ciddi farkların görülmesi, ataerkil iş yapış şekilleri ve daha nicesi kadınların meslek hayatları boyunca mücadele etmek durumunda kaldıkları cam tavanlar…

İş yaşamında kadın veya erkek olmak herhangi bir avantaj veya dezavantajı beraberinde getirmemeli. Bu tamamen bir insanın söz konusu pozisyon için yeterli donanıma sahip olması, problem çözme yetkinliği ve daha pek çok özelliğe göre değişiklik gösterebilir. Fakat şu da bir gerçek ki iş yaşamında kadın çalışanlar sırf kadın oldukları için belirli meslek ve pozisyonlara uygun görülmeyebiliyor. Aynı pozisyon ve aynı çalışma şartları için bir kadın çalışan ile bir erkek çalışan arasında ücret farklılıkları olabiliyor. Kadın çalışanlar liderlik pozisyonlarına gelebilmek için çok ciddi bir mücadele vermek ve yöneticilik özelliklerini sürekli kanıtlamak zorunda kalabiliyorlar. Maalesef bu da toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda henüz yeterli farkındalık ve olgunluk seviyesine gelememenin, kurumsal politikalara toplumsal cinsiyet eşitliğini entegre edememiş olmanın getirdiği bir dezavantaj. Ve yine maalesef bu dezavantajı yaşayan biz kadınlar oluyoruz.

Önceki İçerik“Yeşil Mutabakatı özümsemek ve uygulamaktan başka yol yok”
Sonraki İçerikFarklı medeniyetlerin izlerinin yer aldığı merkez: Diyarbakır