Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın ormansızlaşmaya yönelik düzenlemeleri, mobilya sektörünü doğrudan, ağaç işleme makineleri sektörünü ise dolaylı olarak etkileyecek. Düzenlemeler kapsamında mobilya ihracatçılarının ahşabın kaynağını belgelemesi, izlenebilirlik sağlaması ve kayıt yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekecek. Makine üreticileri açısından ise müşterilerinin bu ihtiyaçlarına uygun teknolojiler geliştirmek yeni fırsatlar yaratacak.

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın ormansızlaşmanın önlenmesine yönelik hazırladığı düzenlemeler, ihracat yapan sektörler için yeni uyum yükümlülüklerini beraberinde getiriyor. Özellikle ahşap ve orman ürünleri tedarik zincirinde faaliyet gösteren sektörleri doğrudan etkileyen düzenlemeler kapsamında, Türk mobilya ve ağaç işleme makineleri sektörlerinin mevcut durumu, karşılaşabilecekleri yükümlülükler ve olası etkiler ayrıntılı şekilde ele alınıyor.

İki sektörün mevzuatla ilişkisi birbirinden farklılık gösteriyor. Buna göre mobilya sektörü her iki düzenlemenin de doğrudan kapsamında yer alırken, ağaç işleme makineleri sektörü kendi ürünleri nedeniyle değil, müşterilerinin uyum yükümlülükleri nedeniyle dolaylı olarak etkilenecek.

Uygulama takvimi değişmeyecek

EUDR daha önce iki kez ertelendi. Ancak Avrupa Komisyonunun yayımladığı basitleştirme incelemesiyle birlikte uygulama takviminin yeniden değişmeyeceği yönünde açık mesaj verildi. Buna göre büyük ve orta ölçekli operatörler için uygulama 30 Aralık 2026’da mikro ve küçük operatörler için ise 30 Haziran 2027’de başlayacak. Bu nedenle sektörlerde oluşan “yeniden ertelenebilir” beklentisi gerçekçi değil.

Türkiye düşük riskli ülkeler arasında

Türkiye, Avrupa Komisyonu tarafından düşük riskli ülkeler arasında sınıflandırılıyor. Bu durum, Türkiye menşeli tedarikte basitleştirilmiş özen yükümlülüğü uygulanabilmesi ve denetim oranlarının daha düşük seviyede tutulması gibi avantajlar sağlıyor. Ancak düşük risk statüsü muafiyet anlamına gelmiyor. İthal edilen hammaddelerde üretim yapılan ülkenin risk statüsü esas alınacağı için Türk ihracatçılarının gerekli bilgi ve belgeleri sunmaya devam etmesi gerekiyor.

Birleşik Krallık’ta iki farklı uygulama olacak

Birleşik Krallık pazarında Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda için farklı uygulamalar söz konusu olacak. Büyük Britanya’da ulusal düzenlemeler, Kuzey İrlanda’da ise EUDR uygulanacak. Bu nedenle firmaların ihracat yaptıkları pazara göre yükümlülüklerini değerlendirmesi gerekiyor.

Birleşik Krallık, Büyük Britanya rejimini EUDR ile uyumlu hale getirmeyi hedefliyor. Kapsama alınacak ürün gruplarına ilişkin veri ve izlenebilirlik gerekliliklerinin EUDR ile uyumlu hale getirilmesi öngörülüyor. Bununla birlikte Büyük Britanya rejimi ilk aşamada yalnızca yasa dışı ormansızlaşmayı hedefleyecek ve EUDR’de yer alan “ormansızlaşmasız üretim” standardını başlangıçta içermeyecek. Bu kapsamda EUDR için oluşturulacak veri altyapısı, Büyük Britanya’nın öngördüğü gereklilikleri de büyük ölçüde karşılayacak ve firmaların iki ayrı sistem kurmasına gerek kalmayacak.

Mobilya sektörü doğrudan kapsamda

Mobilya sektörü her iki düzenlemenin de doğrudan kapsamında yer alıyor. Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık pazarlarına ihracatta bilgi toplama, yasallığın ispatı ile özen yükümlülüğü beyanı ve kayıt süreçlerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda ahşabın kesildiği orman parselinin coğrafi koordinatı, tedarikçi kimliği ve üretim ülkesi bilgilerinin toplanması öngörülüyor. Avrupa Birliği’nde ayrıca menşe ülke mevzuatına uygunluğun ve 31 Aralık 2020 sonrasında ormansızlaşma yaşanmadığının kanıtlanması, özen yükümlülüğü beyanının AB Bilgi Sistemi’ne sunulması ve kayıtların beş yıl saklanması gerekiyor. Büyük Britanya’da ise özen yükümlülüğü sistemi kurulması, faaliyetlerin raporlanması ve belgelerin muhafaza edilmesi bekleniyor. Özellikle ahşabın kaynağına ilişkin coğrafi konum verisinin tedarik zinciri boyunca oluşturulması, sektör açısından en önemli uyum başlıklarından birini oluşturuyor.

Panel bazlı üretim yapısı, ithal hammadde kullanımı ve uygulama tarihlerine ilişkin yanlış değerlendirmeler sektör açısından önemli riskler oluşturuyor. Büyük AB’li alıcılara ihracat yapan firmaların, kendi ölçeklerinden bağımsız olarak gerekli hazırlıkları 30 Aralık 2026’ya kadar tamamlamaları gerekiyor. Düzenlemelere zamanında uyum sağlayan firmalar ise pazar erişimini korumanın yanı sıra rekabet avantajı elde edebilecek.

Sektör açısından kritik adımlar

Türkiye’nin düşük risk statüsünün korunması, Avrupa Komisyonunun oluşturacağı mevzuat havuzuna katkı verilmesi, Birleşik Krallık’ın istişare sürecine görüş sunulması, KOBİ’lere yönelik teknik destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve sektörlerde yaygın yanlış anlaşılmaların giderilmesine yönelik bilgilendirme çalışmaları önem taşıyor. Ayrıca Büyük Britanya’da 2026 yılı içerisinde açılması öngörülen kamuoyu istişaresi ile EUDR’nin büyük ve orta ölçekli operatörler için uygulanmaya başlayacağı 30 Aralık 2026 tarihi, sektörler açısından yakından takip edilmesi gereken önemli dönüm noktaları arasında yer alıyor.

Ağaç işleme makineleri sektörü kapsam dışında

Ağaç işleme makineleri, EUDR ve Birleşik Krallık’ın açıkladığı ürün listesi kapsamında yer almıyor.  Bu nedenle makine üreticilerinin, makine ihracatı nedeniyle özen yükümlülüğü beyanı sunma yükümlülüğü bulunmuyor. Bununla birlikte ahşap ambalajlar ve makine üzerindeki ahşap aksam gibi ikincil unsurların bir kez kontrol edilmesi yeterli olacak.

Sektörün müşterileri olan mobilya ve ahşap işleme tesislerinin yeni düzenlemeler nedeniyle izlenebilirlik yatırımlarını artırması bekleniyor. Parti ve lot takibi, barkod ve RFID entegrasyonu, ERP ve MES sistemleriyle veri paylaşımı, dijital kayıt altyapısı ve fire optimizasyonu gibi özellikler makine üreticileri açısından yeni rekabet avantajları oluşturabilecek. Ayrıca Türk mobilya sektörünün uyum yatırımları, yurt içi makine talebini de destekleyebilecek.