Ana Sayfa Sektörel Haberler Türk iş dünyasının Arap pazarıyla imtihanı

Türk iş dünyasının Arap pazarıyla imtihanı

8

Suudi Arabistan’ın başı çektiği ve Arap ülkelerinde giderek yayılan Türkiye’ye ambargo uygulaması, iş dünyasının pandemiden sonra en önemli gündem maddelerinden biri oldu. Bir süredir örtülü bir şekilde devam eden kriz, daha da alevlenecek gibi görünüyor.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın vefatında milli yas ilan eden Türkiye, bugün giderek büyüyen ambargo kriziyle karşı karşıya. Resmi makamlardan ambargoya yalanlama gelirken, Suudi Arabistan’da Türk mallarına boykot kampanyası sürüyor. Türkiye’den ev almıyorlar, olanı satıyorlar. Fas, Tunus, Cezayir gibi Kuzey Afrika ülkelerinin yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır da ambargoyu destekliyor. İhracatçılar bu krizin en kısa sürede sona ermesini beklerken, çözümün siyasi arenada olduğu görüşünde.  

Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2018’de İstanbul’daki konsolosluk binasında öldürüldükten sonra, Suudi Arabistan’ın örtülü şekilde Türk şirketlere birtakım engeller çıkarmaya başladığı düşünülüyor.

2020 Ekim ayından beri de Suudi işletmelerin Türk mallarına yönelik boykot başlattığı belirtiliyor.

İkili ilişkiler çok iyiydi ama…

Aslında, 2002 yılından bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler önemli bir ivme kazanmış, diplomatik temaslar artmış ve karşılıklı iş imkanları desteklenmişti.

Üst seviyedeki diplomatik temaslar, büyümekte olan iş imkânlarını ve yatırımları da destekledi. Suudi Arabistan’a Türk malı tekstil, metal ve diğer ürünlerin ihracat düzeyi 2000 yılında 397 milyon dolarken, 2012’de 3,6 milyar dolara yükselmişti.

2011’de Tunus, Mısır ve Libya’daki hükümetlerin devrilmesiyle sonuçlanan Arap Bahar’ı isyanlarından itibaren ilişkilerde keskin bir dönüş yaşandı. Erdoğan, yeni yönetimleri hoşnutlukla karşılarken Suudi hükümeti isyanları istikrarsızlaştırıcı bir etken olarak algılıyordu.

Mısır’daki askeri darbe alevlendirdi

Yaşanan anlaşmazlık, Müslüman Kardeşler’le yakın ilişkilere sahip olan Muhammed Mursi’nin Mısır’da 2012’de ilk seçimleri kazanmasıyla doruğa çıktı.

Erdoğan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi diğer Körfez ülkelerinin karşı çıktığı Mursi ve Müslüman Kardeşler’in iktidara gelişine destek verdi.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşmazlık, bir askeri darbeyle 2013 yılında Mursi’nin devrilmesi sonrasında iyice şiddetlendi. Erdoğan, Suudi Arabistan’ın Mısır’daki yeni askeri yöneticilere destek vermek amacıyla mali yardımda bulunmasını şiddetle kınadı.

2014’te Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olma talebi, Suudi Arabistan tarafından engellenince anlaşmazlık bir adım daha ileri gitti.

Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE ve Mısır; Müslüman Kardeşler ve diğer İslamcı gruplara verdiği destek nedeniyle, Katar’la olan tüm ilişkilerini kopardı ve ekonomik abluka uyguladı. Türkiye ise Katar’a ekonomik yardımda bulundu ve ülkedeki askeri üsse daha fazla asker gönderdi.

Kaşıkçı cinayeti dönüm noktası

Cemal Kaşıkçı suikastı ise iki ülke ilişkilerinde bir dönüm noktası oldu.

Uzun bir süre, Kaşıkçı’nın konsolosluk binasından ayrıldığını savunan Suudi yönetimi, Türkiye’nin izlediği strateji sonunda Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan cinayetle ilgili ilgili üst makamları işaret edince, Suudi Arabistan bundan rahatsızlık duydu. Kaşıkçı cinayetinden sonra Suudi Arabistan Anadolu Ajansı ve TRT’ye erişim engeli getirdi ve bazı Türk dizilerine ambargo uyguladı. 

Boykot çağrıları başladı

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Başkanı Ajlan al-Ajlan, yakın dönemde çok kritik bir açıklamada bulunarak, şunları söyledi. “Türk hükümetinin, hükümetimize, ülkemize ve vatandaşlarımıza yönelik süregelen saldırgan tutumu nedeniyle Türkiye’ye dair, ithalat, yatırım ya da turizm olsun her şeye boykot uygulamak her Suudlu tüccar ya da tüketicinin sorumluluğudur.”

Twitter’da 7,9 milyon takipçisi bulunan ve i aynı zamanda ülkede ünlü bir işadamı olan Suudi Prens, “Herkesi Türk ürünlerini boykot etmeye çağırıyorum” deyince, ülkedeki pek çok süpermarket zinciri Türk ürünlerine yönelik boykot çağrılarına destek verdi.

Bu boykot çağrıları sürerken, 12 Ekim’de Suudi hükümeti serbest ticarete ve uluslararası anlaşmalara bağlı olduğunu bildiren bir açıklama yaptı.

Türk ürünlerine boykottan önce de gümrüklerde sorunlarla karşılaşılırken, 2 Ekim’de Suudi Arabistan Ticaret Odaları Başkanı Ajlan al-Ajlan’ın Twitter hesabından yaptığı çağrı, boykotu güçlendirdi.

Suudi basını, boykotun iş çevrelerinden de destek gördüğünü ve büyüdüğünü yazdı.

Suudi Arabistan merkezli Arab News sitesine konuşan siyasi analist ve uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Hamdan al-Shehri, “Bu boykot kampanyasının arkasında Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine müdahalesi yatıyor. Bu Türkiye’nin Irak, Suriye ve Libya’daki müdahalelerine karşı Suudi halkının mesajı” açıklamasında bulundu.

Ambargo krizi Eylül’de etkisini gösterdi

Suudi Arabistan, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı 16’ıncı pazar. TÜİK verilerine göre, 2019 yılının Ocak-Ağustos döneminde 2,3 milyar dolar olan Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı, 2020 yılının aynı döneminde 1,9 milyar dolara gerilemiş durumda. Bu düşüşte boykottan ziyade, Kovid-19 salgınının etkisi olduğu düşünülüyor.  Öte yandan 2019’un ilk 9 ayında 2,4 milyar dolar ihracat yapılırken bu sayı 2020’nin ilk 9 ayı için 2 milyar dolar oldu. Türkiye’nin Eylül ayındaki ihracatı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artarken Suudi Arabistan’a ihracat yüzde 15 azaldı. Eylül ayı itibariyle ambargo krizinin etkilerinin görülmeye başlandığı belirtiliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2019’da Suudi Arabistan’a ihracat gerçekleştiren 7 bin 643 şirket bulunuyordu.

Türkiye’nin 20 milyar dolar kaybı olacağı iddiası

Bu süreçte en büyük düşüş, yüzde 50 ile kimyevi maddeler sektöründe yaşandı.

TİM verilerine göre Suudi Arabistan’a en çok ihracat yapan iller İstanbul (887 milyon dolar), Gaziantep (233 milyon dolar) ve Bursa (126 milyon dolar).

Suudi televizyonu Al Arabiya, Arap ülkelerindeki Türk ürünlerine yönelik boykot nedeniyle Türkiye’nin kaybı 20 milyar doları bulabileceğini iddia etti.

Suudi sosyal ağlarında birkaç gündür, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Muhammed Peygamber karikatürlerini göstermenin ifade özgürlüğü olduğuna dair açıklamaları nedeniyle Fransa’ya yönelik boykot çağrıları da yapılıyor.

Suudi Arabistan 2017’den bu yana Katar ürünlerini de boykot ediyor. Fakat o boykotun Türkiye’ye uygulanandan farklı, çünkü resmi olarak alınan bir karar ve Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır da kararı destekledi.

Uzmanlar, boykot çağrılarımım her iki tarafa da faydası olmayacağı görüşünde.

Fas’ta ahşap dahil bin 200 ürüne vergi artışı

Öte yandan ambargo krizi, Kuzey Afrika ülkelerine de sıçramaya başladı. Fas, Türkiye’den ithal ettiği tekstil ürünlerine ciddi oranda vergi ekledi. Tamamı ‘Made in Turkey’ damgalı bin 200 ürüne gümrük vergileri, 5 yıllık dönem için yüzde 90’e yakın artırıldı. Fas’ın böylece Türkiye ile ticarette verdiği 1,2 milyar dolar açığı kapatmayı planladığı ifade ediliyor. Tekstil ve hazır giyimin yanı sıra bu kara deri, otomotiv, metalurji, ahşap ve elektrik olmak üzere Türkiye’den ithal edilen tüm ürünlere uygulanacak. TİM verilerine göre tekstil ürünleri, 2018 yılında Türkiye’nin Fas’a toplam 2,24 milyar dolar ihracatının yaklaşık yarısını, yani 350 milyon dolarını oluşturuyor. Geçen yıl Fas’ın uyguladığı vergi oranı ise yüzde 0’dı. Oran kademeli olarak artırıldı ve son olarak yüzde 27’ye çıkarılması için çalışma başlatılmıştı.

Uzmanlar, Fas’ın ürünleri Türkiye’den almazsa daha pahalı ama kalitesiz ürünlere mecbur kalacağını düşünüyor.

Mısır ve Tunus da katıldı

Suudi Arabistan ve Fas’tan sonra Mısır ve Tunus da ambargo kararına dahil olmaya başladı. Mısır ve Tunus gümrüklerinde Türkiye’den gelen mallar bilinçli olarak bekletiliyor. Dubai’de de benzer bir durumun yaşanabileceği endişesi hakim. 

BAE, İsrail ile yakınlaşıyor

Türkiye’nin bölgedeki en büyük ticaret ortağı BAE ise, İsrail’e ilk resmi delegasyonunu göndererek ilişkilerin normalleşmesi için imzaladığı mutabakatı hafta başında onayladı. Böylece BAE, Bahreyn’le birlikte Ortadoğu ülkelerinin İran’a karşı stratejik bir yeniden yapılanmaya girmesiyle, 25 yıldır İsrail’le ilişki kurmak için adım atan ilk Arap devleti oldu. İsrail Maliye Bakanlığı iki ülke arasındaki ikili ticaretin 2 milyar dolarla başlamasını, işbirliği olgunlaştıkça da 6,5 milyar dolara ulaşmasını öngörüyor. BAE ve İsrail İsrailli boru hattı şirketi EAPC’nin BAE doğalgazını Avrupa’ya taşımasına ilişkin de bir anlaşma imzaladı.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Anwar Gargash da geçtiğimiz aylarda şu açıklamayı yapmıştı: “Türkiye, Arapların ilişkilerine karışmayı bırakmalı.”

İnşaat sektörü tedirgin

Birçok Arap ülkesinde Türk mallarına uygulanan boykot şüphesiz inşaat sektörünü de olumsuz etkiliyor. Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde proje üstlenen Türk inşaat şirketleri de gelişmeleri yakından izliyor.

Öte yandan, Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in Katar’a yaptırımları sürerken, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, yaptırımların Türkiye’yi de kapsaması gerektiğini söylemişti. Abdulfettah es-Sisi, Katar krizinde Katar’a destek veren ve bölgede diyalog çağrısı yapan Türkiye’nin de ablukaya alınması gerektiğini söyledi.

Arap ülkelerinin Türkiye’den AİM ithalatı

Arap ülkeleriyle Türkiye arasında ambargo krizinde çok da konuşulmayan bir sektör daha var: Makine sektörü. Boykot kararını destekleyen ve bu karara katılacağı söylenen Suudi Arabistan, Fas, Tunus, Cezayir, BAE, Mısır ve Bahreyn’in

ağaç işleme makineleri sektöründeki toplam ithalatı, 2019 verilerine göre 117 milyon 966 bin dolar. Bunun 14 milyon 470 bin dolarını Türkiye ihraç ediyor. Söz konusu ülkelerin sektör ithalatından Türkiye’nin aldığı pay ise yüzde 12.

Boykotta başı çeken Suudi Arabistan, yine 2019’da ağaç işleme makineleri sektöründe toplamda 19 milyon 557 bin dolar ithalat gerçekleştirirken, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 1 milyon 95 bin dolar düzeyinde. Suudi Arabistan’ın sektördeki toplam ithalatı içerisinde Türkiye’nin aldığı pay, yüzde 6.

Boykot kararına katılım göstermeye başlayan Cezayir’in sektördeki toplam ithalatı 23 milyon 20 bin dolarken, Türkiye’den ithalatı ise 6 milyon 772 bin dolar. Cezayir’in ithalatının yüzde 29’unu Türkiye’den aldığı sektör ürünleri oluşturuyor.

Bir diğer Kuzey Afrika ülkesi Fas’ın gerçekleştirdiği toplam ağaç işleme makineleri sektörü ithalatı ise 18 milyon 374 bin dolar. Türkiye’nin bundan aldığı pay ise yüzde 8’lik bir oranlara 1 milyon 402 bin dolar.

Tunus’a gelindiğinde, 9 milyon 572 bin dolar olan sektör ithalatının 1 milyon 142 binini Türk ürünleri oluşturuyor. Bu da ithalatının yüzde 12’sini Türkiye’den gerçekleştirdiği anlamına geliyor.

Türkiye’den gelen malları bilinçli olarak gümrükte beklettiği bilinen Mısır, sektörde 14 milyon 191 bin dolarlık ithalat yapıyor. Türkiye’nin ülkeye ihracat miktarı ise 2 milyon 668 bin dolar. Mısır, sektördeki ürünlerinin yüzde 19’unu Türkiye’den alıyor. Türkiye’nin Arapların ilişkilerine karıştığını düşünen BAE, sektörde toplam 29 milyon 616 bin dolarlık ihracat yapıyor. Türkiye’nin BAE’ye ihracatı ise 1 milyon 216 bin dolar. Bu da Türkiye’nin aldığı payın yüzde 4 olduğunu gösteriyor.

Önceki İçerikAİMSAD Dergisi’nin web sitesi de yenilendi
Sonraki İçerik‘Makinecilerin ambargodan etkilendiğini söylemek olası değil’