2025 yılı, mobilya sektörü için küresel rekabetin yoğunlaştığı ve değişen tüketici beklentilerinin daha net hissedildiği bir dönem oldu. Firmalar, artan maliyetler ve dalgalı pazar koşulları karşısında üretim süreçlerini yeniden şekillendirirken; sürdürülebilirlik, tasarım çeşitliliği ve verimlilik ön plana çıktı. 2026 yılına hazırlanan sektör, yeni pazarlarda etkinliğini artırmayı ve küresel trendlerle daha uyumlu bir büyüme yakalamayı hedefliyor. Bu çerçevede İnfavori Mobilya İhracat Müdürü Haitham Elnagar, AİMSAD Dergisi’ne 2025 yılı sektör performansını, 2026’ya ilişkin öngörülerini ve küresel gelişmelerin mobilya ticaretine etkilerini değerlendirdi.
Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, değişen tüketici beklentileri ve tasarım trendleri, mobilya sektörünü son yıllarda etkileyen başlıca dinamikler arasında yer alıyor. Üretim maliyetlerinden ihracat pazarlarının yönüne kadar pek çok faktörün yeniden şekillendiği bu dönemde, firmalar rekabet gücünü koruyabilmek için yenilikçi, sürdürülebilir ve esnek stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor.
Bu bağlamda, kalite odaklı üretim anlayışı ve geniş ihracat ağıyla öne çıkan İnfavori Mobilya, sektördeki dönüşümü yakından takip eden ve buna yön veren markalardan biri olarak dikkat çekiyor. Biz de 2025 yılının sektörel değerlendirmesini, gelecek hedeflerini ve Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünü konuşmak üzere İnfavori Mobilya İhracat Müdürü Haitham Elnagar ile bir röportaj gerçekleştirdik. Türk mobilya sektörünün en önemli rakipleri arasında Çin’in zirvede bulunduğunu dile getiren Elnagar, bu durumun ciddi şekilde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti.
- 2025 yılı mobilya sektörü için nasıl geçti? 2026 için beklentileriniz nelerdir?
2025 yılı olarak genel değerlendirmem şu yönde; dünyadaki değişimler ve piyasanın getirmiş olduğu etkilerle her geçen sene bir önceki senenin seviyelerinden uzaklaşmaktayız. Ancak bulunmuş olduğum firmanın kattığı değerler ve kalite noktasında, yapılan pazar araştırmaları ve yatırımlar sayesinde yeraldığımız seviyenin her zaman en üstünde kalmaya devam ediyoruz. 2026 yılı itibarıyla hedeflenen programlarımız sayesinde, ilerleyen bu zor şartlar ve kriz ortamında yine en üst seviyelerde ilerlemeye devam edeceğiz.
“Bizim için ön planda olan ülkeler; Gine, Tanzanya, Angola, Uganda ve Etiyopya”
- Türk mobilya sektörünün en önemli 5 ihracat pazarı hangileri? 2026 yılı için bu pazarlara hangi yeni ülkelerin eklenebileceğini düşünüyorsunuz?
Her tasarımın hitap ettiği ülkeler değişiklik gösteriyor. Bizim ürünlerimizin birçok ülkeyle ticari olarak etkili olduğunu ve bu etkinin yaklaşık yüzde 50’sinin yalnızca Nijerya’da gerçekleştiğini söyleyebilirim. Etkili olmaya başladığımız pazarlar arasında bizim için şu beş ülke ön planda; Gine, Tanzanya, Angola, Uganda ve Etiyopya. 2026 yılı itibarıyla bu pazarlarda etkili bir şekilde yer alacağımızı ve adımızı daha fazla duyuracağımızı düşünüyoruz.
“Çin, çoğu pazarda hem maliyet hem de sürüm açısından oldukça etkili bir paya sahip”
- Türk mobilya sektörünün en önemli rakipleri hangi ülkeler?
Bu konuda akla gelen ilk ve en güçlü ülke Çin. Söz konusu ülke, çoğu pazarda hem taşımacılık hem maliyet hem de sürüm açısından oldukça etkili bir pazar payına sahip. Türkiye’nin tek rakibi olarak yalnızca Çin bulunuyor ve bu durum bizi ciddi şekilde olumsuz etkiliyor.
- 2026 yılında mobilya pazarının trendleri neler olacak?
Bir dönem ahşaptan uzaklaşılarak mobilyaya metal eklenmişti. Sonrasında bu etki bir noktada yeterli seviyeye ulaştı ancak piyasa şu anda yeniden buna ihtiyaç duyuyor. Yenilikler açısından ahşapta, metalde, camda ve aynada farklılıklarla ürünlere her zaman farklı bir duygu işleniyor. Döşemeli gruplarda ise yine parlak, göz alıcı, şık ama sade tasarımlar tercih edilecek.
- Türk mobilya sektörünün uluslararası arenada hangi tasarım ve stil özellikleriyle öne çıktığını düşünüyorsunuz?
Modern, çağdaş, geleneksel ve uluslararası piyasanın talepleri arasında köprü kuran, bu unsurları harmanlayan ürünler üreterek sektöre ince geçişlerle yön verildiğini düşünüyorum.
“Geri dönüşüm şirketleriyle anlaşmalar sağlandı”
- Sürdürülebilirlik, küresel trendlerin bir parçası haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda çevre dostu üretim konusunda atılan adımları göz önüne alırsak, 2026 yılı için bu alanda nasıl bir yol haritası çizmeyi planlıyorsunuz?
Hammadde konusunda sertifikalı firmalarla iş birliği yapıldı ve geri dönüşüm şirketleriyle anlaşmalar sağlandı. Milli sermayeye katılacak her ürünün en iyi şekilde değerlendirilmesi için gerekli adımlar atıldı. 2026 yılı itibarıyla gelişen sistemlere ve küresel ölçekte yapılabilecek her türlü işleme destek ve uyum sağlanacak.
“Başlangıç ve ara işlem üretimlerinde yerli makinelerimiz bulunuyor”
- Türk ağaç işleme makinelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Üretiminizin ne kadarlık bir bölümünü yerli makinelerle sağlıyorsunuz?
Kaliteye önem verdiğimiz için makineleri yerli ya da yabancı olarak değerlendirmiyoruz. Alanında en iyi performansı aldığımız makinelerle çalışıyor hem kendimizi hem de makinelerimizi sürekli yeniliyoruz. Her zaman güncel kalmak ve gelişen sistemlere, teknolojilere uyum sağlamak istiyoruz. Başlangıç ve ara işlem üretimlerinde ise yerli makinelerimiz bulunuyor.

