Usta çırak geleneğinden gelen bir üretim kültürü, yıllar içinde mühendislik disipliniyle birleşerek sektöre yön veren bir hikayeye dönüştü. Ağaç işleme makine sektörüne uzun yıllar katkı sağlamış ve deneyimleriyle sektöre yön vermiş isimleri bir araya getirdiğimiz Sektörün Duayenleri röportaj serimizin ilk konuğu, AS Metal Kurucusu Makine Mühendisi Ayhan Necipoğlu oldu.

AİMSAD’ın yeni röportaj serisi “Sektörün Duayenleri”, Türkiye’de ağaç işleme makine sektörüne emek vermiş ve gelişimine tanıklık etmiş isimleri bir araya getiriyor. Serinin ilk konuğu ise meslek hayatına genç yaşlarda adım atan ve yıllar içinde sektörün önemli üreticilerinden biri haline gelen AS Metal Kurucusu Makine Mühendisi Ayhan Necipoğlu oldu. Necipoğlu’nun hikayesi yalnızca bir girişim öyküsü değil; aynı zamanda Türkiye’de sanayinin ustalık kültüründen mühendislik disiplinine geçiş sürecinin de canlı bir tanıklığı niteliğinde.

Henüz genç yaşlarda sektöre adım atan Necipoğlu, ilk iş yerlerinin Balat’ta küçük bir dükkan olduğunu belirtti. İşin mutfağında yetişmenin önemine dikkat çeken Necipoğlu, üretimin içinde çalışarak yetişen bir kişinin ileride yönetici konumuna gelebileceğini, ancak işi öğrenmeden yönetici pozisyonunda bulunmanın sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. Bu yaklaşımın, meslek hayatı boyunca benimsediği temel prensiplerden biri olduğunu ifade etti.

“Usta elini yıkamadan çırak elini yıkayamazdı”

Ayhan Necipoğlu’nun anlatımında en sık vurguladığı konulardan biri, geçmişteki usta–çırak kültürü. O dönemin çalışma disiplinini ve meslek terbiyesini anlatırken şu değerlendirmede bulundu; “Bizim ustamız Franguli idi. O dönem çıraklık çok farklıydı ve disiplin vardı. Mesela usta elini yıkamadan çırak elini yıkayamazdı. Bu saygının bir göstergesiydi. Bize mesleği bazen sert şekilde öğrettiler ama bugün geriye dönüp baktığımda aslında en büyük iyiliği yaptıklarını görüyorum. Ne öğrendiysem ustalardan öğrendim. Sonra mühendislik okurken bazı uygulamaları yaptığımda insanlar şaşırıyordu. Çünkü çoğu kişi o işi sadece kitapta görmüştü, ben ise yıllarca tornada çalışmıştım.”

“Hazır almak kolay, öğrenmeden üretmek mümkün değil”

Makine üretiminin yalnızca mühendislik bilgisiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Ayhan Necipoğlu, bu işin aynı zamanda ustalık ve deneyim gerektiren bir sanat olduğunu ifade etti. Necipoğlu’na göre bir makinecinin işi gerçekten öğrenebilmesi için üretimin temelini oluşturan becerileri bizzat deneyimlemesi gerekiyor.

“Sanayinin geleceği gençlerin iyi eğitim alması ve üretimin içinde yetişmesiyle şekillenecek”

Ayhan Necipoğlu, uzun yıllara yayılan meslek hayatının ardından genç kuşaklara büyük bir güven duyduğunu belirterek şunları söyledi; “Bugün sektörde çok iyi yetişen genç makineciler var. Onlar bizden dah a iyisini yapacak. Çünkü her nesil bir öncekinden daha ileri gidiyor. Atatürk Cumhuriyet’i kurduktan sonra ilk yaptığı işlerden biri eğitim reformuydu. Çünkü iyi yetişmiş insan gücü bir ülkenin kaderini değiştirir. Eğer güçlü bir eğitim sisteminiz varsa ülkenin çehresi değişir. Sanayinin geleceği de gençlerin iyi eğitim alması ve üretimin içinde yetişmesiyle şekillenecek.”

Röportajın tamamını izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=uzEwsIgULVc&t=6s