Yapay zekanın karar süreçlerindeki etkisi arttıkça şirketlerin karşılaştığı hukuki, finansal, operasyonel ve itibari riskler de çeşitleniyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, önümüzdeki dönemde yapay zeka kaynaklı riskler için daha özel sigorta çözümleri ve daha net sorumluluk tanımlarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Yapay zeka, iş dünyasına hız, verimlilik ve maliyet tasarrufu kazandırırken şirketlerin karşılaştığı risklerin kapsamını da yeniden şekillendiriyor. Müşteri ilişkilerinden insan kaynaklarına, finansal değerlendirmelerden üretim operasyonlarına kadar pek çok alanda karar süreçlerine dahil olan yapay zeka sistemleri; operasyonel, hukuki, mali, etik ve itibara ilişkin risklerin birbirini etkilediği çok katmanlı yeni bir risk ortamı oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, yapay zeka kaynaklı risklerin yalnızca teknoloji departmanlarının değil, şirket yönetimlerinin ve sigorta sektörünün de gündeminde olması gerektiğini belirterek, “Sigorta sektörü açısından temel soru şu: Risk ölçülebilir mi, denetlenebilir mi ve sorumluluk zinciri net şekilde kurulabilir mi? Eğer bu üç unsur eksikse, sigortalanabilirlik de zorlaşır” dedi.

Yapay zeka kaynaklı zararların tek bir risk kategorisine sığmadığını belirten Murat Çiftçi, “Bugün en çok karşılaştığımız senaryoların başında veri ihlalleri, siber riskler, hatalı analizler, yanlış fiyatlama kararları ve mesleki sorumluluk sorunları geliyor. Yapay zeka destekli bir çıktı, müşteriye maddi zarar verdiğinde farklı sigorta branşları aynı anda devreye girebiliyor. Bazen siber sigorta, bazen mesleki sorumluluk, bazen teknoloji hata ve ihmal sigortası, bazen de yönetici sorumluluk poliçeleri gündeme geliyor” diye konuştu. Şirketlerin yapay zekayı kullanım şekline göre risk profilinin değiştiğini ifade eden Murat Çiftçi, standart çözümler yerine kurumların faaliyet alanlarına özel risk değerlendirmelerinin önem kazandığını söyledi.

“Yapay zeka kullandım, sorumluluk bende değil yaklaşımı kabul görmeyecek”

Yapay zeka kaynaklı zararlarda en önemli tartışma başlıklarından birinin sorumluluğun kime ait olduğu olduğunu belirten Murat Çiftçi, “Modeli geliştiren teknoloji şirketi, sistemi entegre eden hizmet sağlayıcı, veriyi sağlayan kurum, sistemi kullanan çalışan ve nihai kararı uygulayan şirket aynı zincirin farklı halkaları. Sigorta sektörü zararın hangi aşamada ortaya çıktığını analiz ederek sorumluluk dağılımını değerlendiriyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin teknolojik araçları gerekçe göstererek sorumluluktan kaçması mümkün olmayacaj. Yapay zeka kullandım, sorumluluk bende değil “ yaklaşımı kabul görmeyecek. Özellikle kredi değerlendirmesi, sağlık uygulamaları, insan kaynakları ve finansal kararlar gibi yüksek etkili alanlarda insan denetimi kritik önem taşıyor” diye konuştu.

“Sigorta sektörü yapay zekaya özel teminatlara hazırlanıyor”

Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte mevcut sigorta ürünlerinin yeniden şekilleneceğini belirten Murat Çiftçi, “Bugün bazı riskler mevcut siber sigorta, teknoloji hata ve ihmal, mesleki sorumluluk ve yönetici sorumluluk poliçeleri kapsamında değerlendirilebiliyor. Ancak yapay zekanın karar alma süreçlerindeki etkisi arttıkça yeni teminat ihtiyaçları da ortaya çıkacak” dedi. Murat Çiftçi, önümüzdeki dönemde yapay zeka hata ve ihmal teminatları, algoritmik karar sorumluluğu, veri setlerinden doğan sorumluluklar, yapay zeka kaynaklı iş durması, model performans riski, deepfake kaynaklı zararlar ve yapay zeka destekli dolandırıcılık vakalarına yönelik özel çözümlerin daha fazla gündeme geleceğini belirtti.

“İnsan kontrolü yapay zeka yönetiminin vazgeçilmez unsuru”

Şirketlere yönelik önerilerini paylaşan Murat Çiftçi, öncelikle kurumların kullandıkları yapay zeka araçlarını görünür hale getirmesi gerektiğini söyledi. Yapay zeka envanteri oluşturulmasının, kullanım alanlarının risk seviyelerine göre sınıflandırılmasının ve teknoloji tedarikçileriyle yapılan sözleşmelerin yeniden gözden geçirilmesinin önemine dikkat çekti. İnsan kontrolünün yapay zeka yönetiminin vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Murat Çiftçi, “İnsan denetimi yalnızca sembolik bir onay süreci olmamalı; sistemi sorgulayabilen, çıktıyı değerlendirebilen ve gerektiğinde kararı durdurabilen gerçek bir kontrol mekanizması haline gelmeli. Yapay zeka karar destek aracı olabilir, ancak kritik kararların tamamen algoritmalara bırakılması şirketler için ciddi risk yaratır” dedi.