İhracatta farklı pazarlara yönelik çalışmalarını sürdüren Newmood Mobilya, 2025’in ilk yarısını istikrarlı bir performansla tamamladı. Newmood Mobilya İhracat Müdürü Farid Alizade, üretimlerinin yüzde 70’inin yerli makinelerle gerçekleştirildiğini belirterek, bunun hızlı teknik destek ve yedek parça avantajı sağladığını ifade etti.

2025’in ilk yarısında üretim ve ihracatta istikrarlı bir dönem geçiren Newmood Mobilya, yenilikçi tasarım ve satış ağı genişletme çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. İtalya ile yapılan iş birlikleri sonucunda oluşturulan Newmood Editions koleksiyonu, markanın hem yurt içinde hem de yurt dışında portföyünü genişletmesine katkı sağladı. Rusya, Libya ve Kıbrıs’ta güçlenen bayi ağlarıyla satış faaliyetlerini destekleyen şirket, yılın ikinci yarısında Körfez, Doğu Avrupa ve Afrika pazarlarına yönelik fuar ve saha çalışmaları planlıyor. Tüm bu gelişmeleri ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri Newmood Mobilya İhracat Müdürü Farid Alizade ile ele aldık.

  • 2025 yılının ilk yarısı nasıl geçti? İkinci yarıdan beklentileriniz nedir?

2025’in ilk yarısında üretim ve ihracat verimli geçti. Koleksiyonlarımız yurt dışında büyük ilgi gördü. Rusya ile Libya’daki bayi ağlarımızı güçlendirdik ve yeni iş birlikleri için temel attık. Suudi Arabistan’da üst düzey kamu kurumlarıyla iş birliklerine hazırlanıyoruz. Yılın ikinci yarısında ise Körfez, Doğu Avrupa ve Afrika pazarlarında fuar ve saha ziyaretleriyle büyümeyi planlıyoruz.

“Yeni hedeflerimiz arasında Nijerya var”
  • Türk mobilya sektörünün en önemli 5 ihracat pazarı hangileri? 2025 yılı için bu pazarlara hangi yeni ülkelerin eklenebileceğini düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin en güçlü pazarları; Almanya, ABD, Irak, Rusya ve Suudi Arabistan. Bu pazarlar lojistik ve talep avantajlarıyla sektörün temelini oluşturuyor. Yeni hedeflerimiz arasında Nijerya var; burada gelişen orta sınıf ve artan konut talebi önemli fırsatlar sunuyor.

  • Türk mobilya sektörünün en önemli rakipleri hangi ülkeler?

Rakiplerimiz Çin, Polonya, İtalya, Vietnam ve Malezya. Çin ve Vietnam düşük maliyet avantajına sahipken, Polonya lojistik avantaj sağlıyor. İtalya ise tasarım ve kaliteyle öne çıkıyor. Türkiye de estetik, kalite ve uygun fiyatı bir arada sunuyor. Tasarım kalitemiz, hızlı üretim ve esnek müşteri taleplerine yanıt verme kabiliyetimiz bizi farklı kılıyor. Müşteri odaklı yaklaşımımız ve kişiselleştirilebilir ürünlerimiz pazar payımızı artırıyor.

“Fonksiyonellik, modülerlik ve sürdürülebilirlik ön planda olacak”
  • 2025 yılının geri kalan bölümünde mobilya pazarının trendleri neler olacak?

Yılın geri kalan bölümünde; fonksiyonellik, modülerlik ve sürdürülebilirlik ön planda olacak. Küçülen yaşam alanları, çok amaçlı ve yerden tasarruf sağlayan ürünlere olan talebi artırıyor. Doğal ve çevre dostu malzemeler, su bazlı vernikler ile geri dönüştürülebilir kumaşlar tercih edilecek. Renklerde soft bejler, toprak tonları ve doğal yeşiller öne çıkarken; teknolojiyle entegre şarj üniteleri, sensörler ve ayarlanabilir aydınlatmalar kullanıcı deneyimini güçlendirecek.

“Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında estetik ve fonksiyonelliği uygun fiyatla sunuyoruz”
  • Türk mobilya sektörünün uluslararası arenada hangi tasarım ve stil özellikleriyle öne çıktığını düşünüyorsunuz?

Türk mobilyası modern tasarım çizgileri ile geleneksel el işçiliğini başarıyla harmanlıyor. Yüksek kaliteli malzeme ve özgün detaylar ürünlerimizi eşsiz kılıyor. Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında estetik ve fonksiyonelliği uygun fiyatla sunuyoruz. İş birlikleriyle özgünlük ve rekabet gücümüzü artırıyoruz.

“Enerji verimli makineler ve geri dönüştürülebilir ambalajlara geçeceğiz”
  • Sürdürülebilirlik, küresel trendlerin bir parçası haline geldi. 2024’te çevre dostu üretim konusunda atılan adımları göz önüne alırsak, 2025 yılının geri kalanı için bu alanda nasıl bir yol haritası çizmeyi planlıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik artık zorunlu bir hal olmuş durumda. 2024’te formaldehit oranı düşük MDF, su bazlı vernikler ve atık yönetimi adımları attık. 2025’te enerji verimli makineler ve geri dönüştürülebilir ambalajlara geçeceğiz. Sürdürülebilir kumaş kullanımı artacak, yeşil sertifikasyon süreçleri hızlanacak. Böylece çevreye duyarlı üretimimizi yerel ve global pazarlarda görünür kılacağız.

“Yerli makineler, CNC kesimden otomasyona kadar dünya standartlarını yakaladılar”
  • Türk ağaç işleme makinelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Üretiminizin ne kadarlık bir bölümünü yerli makinelerle sağlıyorsunuz?

Yerli makineler teknolojide büyük ilerleme gösterdi. CNC kesimden otomasyona kadar dünya standartlarını yakaladılar. Firma olarak üretimin yüzde 70’i yerli makinelerle yapılıyor. Bu durum bize hızlı teknik destek ve yedek parça avantajı sağlıyor. İthal makineler ise ileri yüzey işlemleri ve özel tasarım ürünlerde kullanılıyor. Yerli makine kullanımı her yıl artıyor, bu da maliyet ve üretim esnekliği açısından avantaj yaratıyor.