Bir Ağaç Öyküsü

Altın elma: Baharların çiçeği, kış aylarının şifası

Altın elma: Baharların çiçeği, kış aylarının şifası

Sonbaharda tohumu ekilen, kışın meyvesini veren, ilkbaharda ise yeni gelin misali çiçek açan portakal ağacı Yunan mitolojisinde Tanrıça Hera’nın gözbebeği olan ve Herkül’ün planı ile kaybettiği altın elması.

Yunan mitolojisinde Tanrıça Hera’nın üzerine titrediği, uğruna Herkül’e gökyüzünü sırtlatan bir ağaç o… Beyaz ve hoş kokulu çiçeklerini ilkbaharda doğaya sunan, yazın uyuyan, tohumlarını toprağa sonbaharda bırakan ve kışın sulu lezzetiyle mutluluk, şifasıyla deva dağıtan bir ‘altın elma… 

Tarihçiler, Antik Yunan mitolojisinde bahsedilen altın elmaların aslında portakal olduğu düşünüyor. Yunan mitolojisindeki ana tanrıça figürü olan Hera’nın toprak ana Gaia’dan evlilik hediyesi olarak aldığı portakallardan kurduğu bir meyve bahçesi varmış. Tanrıça Hera’nın gözbebeği olan bu bahçeye kimseler elini süremezmiş. Altından meyveler veren ağaçların bulunduğu bu bahçenin bakımı, güneşin battığı yerde (batıda) yaşayan periler olan Hesperidlere verilince, bahçenin adı da Hesperidlerin Bahçesi olmuş. Hera, portakallarının çalınmasından öyle korkuyormuş ki, sadece perilere güvenmeyip bir de pençelerinden zehir damlayan, yüz tane de kafası olan dev gibi bir ejderhayı, yani Ladon’u bu bahçeye bekçi olarak dikmiş. İşte tam burada devreye Herkül girmiş. Hesperidlerin babası olan Atlas’ı kendisine yardımcı olması için ikna eden Herkül, bu yardım karşılığında gökyüzünü sırtında taşımayı kabul edince, Hera değerli bahçesini ve portakallarını kaybetmiş.

Süs bitkisi olarak da yetiştiriliyor

Kendi haline bırakıldığı takdirde yaklaşık 100 yıl kadar ömre sahip olan bu ağaç, 30-40 yaşına gelince verimden düştüğü için sökülerek, yerine yeni fidanlar dikiliyor. (Citrus x sinensis) Rutaceae familyasına ait çiçekli bir ağaç olan ve olgunluktaki yüksekliği 5 ila 15 metre arasında değişen portakal ağacının meyve üretimi haricinde, çiçekleri için süs bitkisi olarak da yetiştirildiği biliniyor. Dünya çapında üretilen her 4 portakaldan 1’ini üreten Brezilya, portakal üretiminde dünya lideri. Ayrıca ABD, Meksika, Hindistan ve Çin de dünya çapında en büyük portakal üreten ülkeler. Türkiye’de portakal Akdeniz başta olmak üzere, Güney Ege ve Rize çevresinde de yetiştiriliyor.

Yapraksız kalmayan ağaç

Portakal ağaçları, tüm turunçgiller gibi, tek bir ana gövdesi olan ağaçlar ve ana dalları yerden 60-120 cm yükseklikte bulunuyor. Silindirik gövdesi olan portakal ağacı ve çoğu portakal ağacı çeşidinin tacı küre biçiminde, ancak bu şekil, ağaçlarda uygulanan budanma şekline bağlı olarak değişebiliyor. Portakal ağacının yapraklarının dökümüne rağmen, portakal ağaçları yeşil yapraklarını sürekli olarak yenileme eğilimi gösteriyor. İlk birkaç yıl boyunca ağaç gelişiminin tamamlanmasına kadar, yıllık yeni oluşan yaprak sayısı, dökülen eski yaprak sayısından daha yüksek oluyor. Genç yaprakların rengi açık yeşil ve yavaş yavaş bu renk koyulaşıyor., Genellikle ilkbaharda çiçek açan portakal ağaçları, çok sayıda çiçek üretmelerine rağmen, bu çiçeklerin sadece küçük bir kısmı meyveye dönüşüyor. Portakal çiçekleri, beyaz ve hoş kokulu oluyor.  En verimli haline, dikilmesinden 10-15 yıl sonra ulaşan portakal ağaçları, 1 yıl içerisinde yaklaşık 650 ila 700 arasında meyve veriyor.

Portakal yetiştiriciliğinde iklim koşulları çok önemli. -3 derecenin altındaki soğuk yerlerde verimli yetişemeyen ve bu derecenin altında soğuktan donan portakal, 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda da zarar görüyor. Fidanlarının dikimi Eylül ve Ekim aylarında yapılan portakal ağacı için herhangi bir toprak türü kullanılabiliyor.

‘Portekiz’den gelen…’

Portakal sulu bir meyve olduğu için aşırı su isteyen ağaç için sulamanın damlama sistemi ile yapılması tavsiye ediliyor. Bu şekilde sulama yavaş ve sürekli olduğu için toprağın emilim gücü daha iyi oluyor ve her yıl yapılan budama da ağaç için hayati önem taşıyor. Portakal İpek Yolu aracılığıyla Hindistan’dan Anadolu’ya, daha sonra deniz ticaretinin yaygınlaşmasıyla birlikte de Avrupa’ya taşınırken, Portekiz Avrupa’nın portakal bahçesi haline geldi. Türkçedeki söylenişi de ‘Portekiz’den gelen’ anlamını taşıyor.

Portakal çiçeklerinin suyu tatlandırıcı yerine geçiyor

Portakalın C ve B vitaminlerini içeren lezzetli meyvesi iştah açıcı, kanı temizleyici ve susuzluğu giderici nitelikler taşıyor. Çiçeğinin mis kokulu esansı ise parfüm, ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılıyor. Hatta portakalın bembeyaz çiçeklerinden tıpkı gülsuyuna benzeyen bir su elde ediliyor ve bu da çeşitli gıda maddelerinin (pasta, jöle, marmelat, bisküvi vb.) ve içeceklerin tatlandırılmasında kullanılıyor. 

Portakalın kurutulan kabukları, yaprakları ve çiçekleri soğuk algınlığına karşı koruyucu bir bitki çayı hazırlamak için de kullanılıyor. Portakalın taze kabuğu ise aknenin doğal ilacı.

Haiti’deki ilginç gelenek

Haiti’deki ilginç bir geleneğe göre, her doğan bebeğin göbek bağı bir portakal çekirdeği ile beraber toprağa gömülüyor. Büyüyen ağaç gelecekte o çocuğa ait oluyor ve çocuk ilk parasını bu ağacın portakallarını toplayıp pazarda satarak kazanıyor. Bu nedenle de Haiti kültüründe meyve ağaçlarının çocukların bakıcısı ve koruyucusu olduğuna inanılıyor. Bir çocuğun ağacı ölür ya da hastalanırsa o çocuğun kaderinin de kötü olacağına kanaat getiriliyor.