Ana Sayfa Köşe Yazısı ‘Görünmez’ iş kazaları işverene büyük sorumluluk yüklüyor

‘Görünmez’ iş kazaları işverene büyük sorumluluk yüklüyor

48

Hükümet iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek, çalışanların hayatını korumak için 2012 yılında çıkardığı yasanın en kritik maddelerinin uygulamasını 2020’ye erteledi.

Arif Onur Kaçak – AİMSAD Genel Sekreteri

Çok tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda hizmet veren işyerleri için başlatılan zorunlu iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu, az tehlikeli sınıf olarak belirtilen ofis ve plaza çalışanlarını halen kapsamıyor.

Mesai saatlerinde yaşanan her türlü kaza, iş kazası sayılıyor ve işverene ciddi sorumluluklar yüklüyor. Son yıllarda, özellikle fabrika ve inşaatlarda yaşanan iş kazalarıyla sıkça gündeme gelen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yasası, kaza yaşanmamış iş yerlerinde ise göz ardı ediliyor. Yeni yasanın yürürlüğe gireceği 2020 yılı itibari ile sigortalı bir çalışanı olan bakkalın dahi, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alması gerekecek. Sonucu ölümcül olmasa da az tehlikeli iş yerlerinde çok sayıda kazanın yaşandığına dikkat çekmek isterim. Personelin dikkatsizliklerinin de iş kazası sayılabilmesi nedeniyle işverenlerin sürekli denetimde olması gerekiyor.

Sandalyeden düşmek de iş kazası

İş kazası denilince aklımıza hep fabrikalarda ölen insanlar ya da çok tehlikeli sınıfa giren çalışma alanları gelir; ancak iş kazası aslında, personelin mesai saatleri içinde iş yerinde ya da görevlendirildiği yerde başına gelen herhangi bir olaydır. Sandalyeden düşmek, elinden düşen sert bir cismin personele zarar vermesi, çay doldururken kaynar suyun eline dökülmesi, gıda zehirlenmesi, fişi prize takarken elektrik çarpması, kaygan zeminde kayarak düşmek de iş kazası sayılır ve işveren her türlü kazadan sorumludur.

Çalışan, uygun şartları yoksa ‘çalışmıyorum’ diyebilir

Eğer ki bir çalışan, kişisel koruyucu donanım malzemesi yoksa ve yapılan işin riskli olduğunu hissediyorsa, bu işi yapmak zorunda değil. Kimyasallarla çalışan biri maske ve eldiven isteme özgürlüğüne, işveren bunları temin etmezse ‘ben bu işi yapmıyorum’ deme hakkına sahip. İskelede çalışması gereken bir inşaat işçisinin de baret, yelek ve emniyet kemeri, yaşam halatı yoksa ‘yukarıya çıkmıyorum’ deme hakkı var. Çıkmıyorum dediğinde iş akdinin feshedilmesi söz konusu değildir.

Gıda zehirlenmesi de iş sağlığında ihmalkarlık olabileceği için yine işverenin hijyen kontrolünde olmalı. Yüksek dolap raflarına ulaşılabilmesi için ofislerde merdiven bulundurulmalı. Çarpmaları önlemek için masa ve sehpa gibi ofis materyallerinin yuvarlak hatlı olması önemli. Mutfak ve yemekhaneler için mutlaka sağlık malzemelerinin bulunması gerek. Az tehlikeli işyerlerinde termal konfor şartları denilen ısıtma, aydınlatma, nem, ses ve mobilya gibi kriterler de önem taşıyor.

2020’de neler olacak?

6331 sayılı İSG Kanunu kapsamında belirlenen Az Tehlikeli İşyerinde İş Güvenliği Yasası önce 1 Temmuz 2016 yılından 1 Temmuz 2017’ye, ardından da 1 Temmuz 2020’ye ertelendi. Yasa kapsamında; halihazırda çok tehlikeli ve tehlikeli işler sınıfındaki iş yerlerinde uygulanan aylık sürekli hekim ve uzman görevlendirmesi, 50’nin altında personel çalıştıran tüm işyerlerinin kapsama alınması planlanıyor. 10’dan fazla 50’den az işçi çalıştıran az tehlikeli işletmeler ise aynı tarihe kadar işyerinde güvenliği ve sağlık koşullarını sağlaması için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimiyle anlaşacak. 2020’ye kadar yalnızca çok tehlikeli işlerde, her personele her ay 40’ar dakika uzman, 15 dakika hekim hizmeti verilirken, tehlikeli işlerde 20 dakika uzman, 10 dakika hekim hizmeti sunuluyor. 2020 itibari ile az tehlikeli işlerde çalışan her personel için 10 dakika uzman, 5 dakika hekim hizmeti verilecek. İşverenler bu sürede, risk analizlerini ve acil durum planlarını hazırlayarak, temel İSG eğitimlerini aldırmakla yükümlüler.

Önceki İçerikTÜİK, 2020 ocak dönemi ciro endeksleri açıkladı
Sonraki İçerikFuarlara nasıl hazırlanmalıyız?