20 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek yeni Makine Regülasyonu, makine güvenliğinde yazılım, yapay zeka, siber güvenlik ve uzaktan erişim gibi dijital unsurları yeni dönemin merkezine taşıyor. TOBB Yapay Zeka Çalışma Grubu Başkanı Kerem Özsü, düzenlemenin mevcut Makine Direktifi’nin yerini alacağını belirterek, bunun ortak pazarda makine güvenliği alanında son  20 yılın en önemli değişikliği olduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği’nin makine güvenliği alanındaki kurallarını dijital teknolojiler doğrultusunda yeniden şekillendiren Makine Regülasyonu, 20 Ocak 2027 itibarıyla mevcut Makine Direktifi’nin yerini alacak. Yeni düzenlemeyle birlikte makine güvenliği artık yalnızca mekanik ve elektriksel risklerle sınırlı kalmayacak; yazılım, yapay zeka, uzaktan erişim, bağlantılı sistemler ve siber güvenlik gibi dijital unsurlar da uygunluk değerlendirme süreçlerinin önemli bir parçası haline gelecek. TOBB Yapay Zeka Çalışma Grubu Başkanı Kerem Özsü ile yeni regülasyonun getirdiği değişiklikleri, yapay zeka ve siber güvenlik alanındaki yükümlülükleri, hazırlıkları devam eden uygulama kılavuzunu ve Türk üreticilerin uyum sürecinde atması gereken adımları konuştuk.

  • Avrupa Birliği’nin yeni Makine Regülasyonu, 2027 yılında yürürlüğe girecek. Bu kapsamda Makine Regülasyonu’nu kısaca anlatabilir misiniz? Üreticiler açısından öne çıkan değişiklikler neler olacak?

Avrupa Birliği Makine Regülasyonu (EU 2023/1230), 20 Ocak 2027 itibarıyla mevcut Makine Direktifi’nin yerini alacak ve ortak pazarda makine güvenliği alanında son 20 yılın en önemli değişikliğini hayata geçirecek. Direktiften regülasyona geçilmesi de başlı başına önemli bir değişim. Çünkü artık kurallar tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerde doğrudan uygulanacak. Avrupa Birliği üyesi olmayan Türkiye ise Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında, ilgili yasayı uyumlaştırması şartıyla makine imalat sektöründe ortak pazarın parçası olmaya devam edebilecek. 20 yıl sonra gelen bu değişiklik haliyle en çok yeni teknolojiye uyum alanında kendini gösterecek. Üreticiler açısından en dikkat çekici değişikliklerden biri, makine güvenliğinin artık yalnızca mekanik ve elektriksel risklerle sınırlı görülmemesi. Yazılım, yapay zeka, uzaktan erişim ve siber güvenlik gibi dijital unsurlar da güvenlik değerlendirmesinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Özellikle güvenlikle ilgili kontrol fonksiyonlarının siber saldırılardan etkilenmesi ihtimali, risk değerlendirmesinde dikkate alınması gereken yeni bir başlık olarak öne çıkıyor. Bunun yanında üreticilerin teknik dosyalarını daha kapsamlı hazırlamaları, dijital kullanım kılavuzlarından yararlanabilmeleri, yazılım güncellemelerini ve makinenin yaşam döngüsünü daha sistematik yönetmeleri gerekecek. Bazı yüksek riskli makine kategorilerinde ise uygunluk değerlendirme süreçleri de yeniden düzenleniyor. Kısacası, 2027 ile birlikte CE işaretlemesi yalnızca mekanik güvenliği değil; dijital güvenliği, yazılımın güvenilirliğini ve giderek daha fazla yapay zeka tabanlı fonksiyonların güvenli kullanımını da kapsayan daha bütüncül bir yaklaşımı ifade edecek. Bu nedenle üreticilerin hazırlıklarını son ana bırakmadan, tasarım süreçlerinden başlayarak yeni gerekliliklere uyum sağlamaları büyük önem taşıyor.

“Son kullanıcı da üretici vasfına haiz olabilir”
  • Yeni regülasyonun kapsamına hangi taraflar giriyor? Üretici, ithalatçı, distribütör ve sistem entegratörleri açısından sorumluluklar nasıl değişiyor?

Yeni yasa büyük değişiklikler içermiyor. Üretici, Avrupa Birliği sınırları içerisinde yerleşik yetkili temsilci, ithalatçı ve distribütörün sorumlulukları yasada açıkça tanımlanmış durumda. Burada önemli bir ayrım, hangi tarafın üretici sıfatını üstlendiğinde ortaya çıkıyor. Sistem entegratörleri açısından en kritik nokta, birden fazla makinenin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan sistemin, yeni bir makine olması veya yeni bir güvenlik fonksiyonu barındırması ya da mevcut makinenin güvenliğini önemli ölçüde etkilemesi durumu. Bunlardan biri söz konusu olursa entegratör yeni makine ya da emniyet aksamının üreticisi olarak kabul ediliyor ve üreticinin sorumluluklarını üstlenerek, ilgili uygunluk değerlendirme süreçlerini yürütmek zorunda kalabilir. Özellikle bir emniyet aksamı olarak uygunluk beyanı bulunmayan ekipmanla geliştirilen emniyet aksamları için doğru yöntemlerle değerlendirme süreçlerinin uygulanması gerektiği göz ardı edilmemeli. Bir diğer önemli kavram da önemli değişiklik. Pazara sunulmuş ya da devreye alınmış bir makine üzerinde kapsamlı bir değişiklik yapılması halinde, değişikliği yapan taraf, son kullanıcı dahi olsa üretici vasfına haiz oluyor ve aynı şartları yerine getirmesi gerekiyor.

“Yeni yasa ile birlikte komisyon, kılavuzun da güncellenmesi için çalışmaları başlatıyor”
  • Avrupa Komisyonu tarafından hazırlıkları sürdürülen Makine Regülasyonu Uygulama Kılavuzu hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu rehberin üreticilere nasıl katkı sağlaması bekleniyor?

Kılavuz, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından, ilk kez önceki direktif için, üreticilere yasanın uygulanması konusunda yardımcı olması, yol göstermesi maksadıyla yayınlanıyor. Yeni yasa ile birlikte komisyon, kılavuzun da güncellenmesi için çalışmaları başlatıyor. 2025 yılının başında yeni kılavuzun editör grubu kuruldu, ardından özellikle yeni konulara odaklanan teknik çalışma grupları için duyurular yayınlandı.  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın da kıymetli destekleriyle yapay zeka çalışma grubuna dahil olduğum yeni kılavuz projesi, Avrupa Birliği Komisyonu’nun himayesinde bir seneden uzun süredir çalışmalarını sürdürüyor. Projenin hedefi, yeni yasası en doğru şekilde aktaran ve uygulayıcıların hayatını kolaylaştıracak, örnekler ve açıklamalarla desteklenmiş bir metin ortaya çıkarmak. Kılavuzun, yasanın yürürlük tarihinden önce yayınlanarak hem makine üreticilerine hem de onaylanmış kuruluşlara uygulamaya yönelik yol göstermesini bekliyoruz.

“Üreticilerin yeni dönem hazırlıklarına öncelikle uyguladıkları standartların durumunu araştırarak başlaması önemli”
  • Avrupa Birliği’ne makine ihraç eden Türk üreticileri, yeni düzenlemeye uyum kapsamında bugünden hangi hazırlıkları yapmalı?

Yasayla birlikte birçok standart da güncelleniyor. Ocak 2027 itibariyle piyasaya arz edilecek yeni makinelerin yeni yasaya uygun CE beyanları gerektiğinden, üreticilerin yeni dönem hazırlıklarına öncelikle uyguladıkları standartların durumunu araştırarak başlaması önemli.  Ama asıl büyük sorun, üreticilerin üçüncü taraf bildirimine ihtiyaç duyması halinde ortaya çıkacak. Yasanın uyumlaştırma süreci tamamlanmadığı için şu an Türkiye’de yerleşik yetkilendirilmiş belgelendirme şirketi bulunmuyor. Üreticilerin bu süreci iyi planlaması ve yürütmesi gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak söz konusu regülasyon Türk makine üreticilerine büyük bir fırsat sunuyor. Avrupalı üreticilerle yetenek ve kalitede aynı seviyeye gelmiş Türk üreticilerin, bu sefer aynı çizgiden başlama imkanına sahip oldukları yapay zeka yarışında, otonom makineler ile Avrupalı üreticileri geçme imkanları olduğunu düşünüyorum.  Ancak bunun için takip etmeyi bırakıp liderlik etmeleri, başkalarının yapmadığı, yapmaya cesaret etmediği ürünleri geliştirmeleri gerekiyor. Umarım gelecekte, makine sanayinde yapay zeka devrimini kaçırılmış bir fırsat olarak hatırlamayız.

“Yeni düzenleme güvenlik anlayışını dijital dünyayı kapsayacak şekilde genişletiyor”
  • Yeni regülasyon; yazılım, yapay zeka, bağlantılı makineler ve siber güvenlik gibi alanlarda hangi yeni gereklilikleri getiriyor?

Makine Regülasyonu’nun bence en önemli yeniliği, makine güvenliğini artık yalnızca mekanik ve elektriksel risklerle sınırlı görmemesi. Günümüzde makineler yazılım güncellemeleri alıyor, ağlara bağlanıyor, uzaktan izlenebiliyor ve giderek daha fazla yapay zeka tabanlı fonksiyon içeriyor. Yeni düzenleme de bu dönüşümü dikkate alarak güvenlik anlayışını dijital dünyayı kapsayacak şekilde genişletiyor. Bu kapsamda üreticilerin, yazılım hataları, uzaktan erişim, ağ bağlantıları ve siber saldırılar nedeniyle güvenlikle ilgili kontrol sistemlerinin etkilenme ihtimalini risk değerlendirmesine dahil etmeleri gerekiyor. Başka bir deyişle, siber güvenlik artık yalnızca bilgi teknolojilerinin değil, makine güvenliğinin de bir parçası haline geliyor.  Yeni yasa siber güvenlik gereksinimleri açısından oldukça katı. Ek 3 Temel Sağlık ve Güvenlik Kuralları Madde 1.1.9, tüm makinelerin siber güvenlik gereksinimlerini karşılamasını şart koşuyor. TSE’nin de tam üyesi olduğu CENELEC bünyesinde bu maddeye özel bir standardın yazım çalışmaları devam ediyor. prEN 50742’nin sene bitmeden harmonize edilerek yayınlanmasını bekliyoruz. Kısaca, yeni regülasyon kapsamında tüm makineler ilgili maddenin şartlarını karşılamak zorunda. Yapay zeka açısından ise Makine Regülasyonu iki konuya odaklanıyor; Öncelikle makinenin çalışması sürecinde kullanılması halinde, yapay zekanın sebep olacağı risklerin uygun şartlarda değerlendirilerek önlem alınmasını şart koşuyor. Üreticiler, makinelerin kontrol ünitelerinde yapay zekaya yer vermeleri halinde, bunun sebep olacağı riskleri öngördüklerini ve olası hasarları engellediklerini ispat etmeliler. Bunun dışında, eğer yapay zeka, bir emniyet aksamı kapsamında kullanılıyorsa, üreticinin bu fonksiyonun öngörülebilir çalışma koşullarında güvenilir ve emniyetli olduğunu göstermesi gerekiyor.

Yeni regülasyon kapsamında hala devam eden tartışmalardan biri de yapay zekanın tanımı ve Makine Regülasyonu’nun Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası ile bağlantısı. Her ne kadar Makine Regülasyonu’nun en önemli değişikliklerinden biri, yapay zekayı kapsaması olsa da yasa koyucu bunu dolaylı yöntemlerle dile getirmeyi tercih ediyor. Yapay zeka ifadesi yasa metninde hiç yer almıyor, sadece Gerekçe 12’de 2 defa geçiyor. Bunun yerine, “kendi kendine gelişen davranışlar” diye yeni bir terim kullanıyor. Açıkçası bu terimin ne anlama geldiği Avrupa Birliği makine komiteleri ve uluslararası standart organizasyonlarında bir süredir tartışılıyor. Hatta terimin farklı anlamlar taşıyarak başka belgelere de sıçradığını görüyoruz. Bu terimin Makine Regülasyonu’nda, Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası’nda ya da uluslararası yapay zeka standartlarında bir tanımı bulunmuyor. Yasa yürürlüğe girmeden yayınlanması beklenen kılavuzun bu tartışmayı sonlandırmasını bekliyoruz. Bazıları bu terimi, yapay zeka anlamında kullanıyor. Benim de dahil olduğum bir diğer görüş ise bu terimin, devreye alındıktan sonra öğrenmeye devam ederek, davranış parametrelerini, insan kontrolü olmadan değiştirebilen yapay zeka sistemleri için kullanılmasının daha doğru olduğu yönünde. Bu tanımın netleşmesi, çeşitli kuralların hangi yapay zeka sistemlerine uygulanıp hangilerini muaf olacağını belirleyeceği için büyük önem taşıyor.