Bir Ağaç Öyküsü

Mitolojide ölümsüzlüğü günümüzde sağlığı bağışlıyor

Mitolojide ölümsüzlüğü günümüzde sağlığı bağışlıyor

Baharda muhteşem kokulu çiçekler açıyor, kolayca bakılıyor, uzun yıllar bolca meyve veriyor: Limon ağacı Yunan mitolojisinde ölümsüzlüğü bahşederken, günümüzde ise mucizevi bir şifa deposu.

Salatalara, çorbalara, çaylara şifa olsun diye eklediğimiz, saçımıza, cildimize ve birçok sağlık sorununa iyi gelen limon, sağlık açısından bakıldığında adeta bir bereket ağacı. Bugün insanlara olağanüstü özellikleriyle dost olan limon ağacı, Yunan mitolojisinde ise çok sayıda niteliğe sahip. Limon, Yunan mitolojisinde ölümsüzlüğün bağışlayan meyve olarak temsil ediliyor. Doğurganlığın sembolü olarak da kabul edilen limon ağacı, düğün törenlerinde de kullanılıyordu.

Limon ağacının değerli meyvesi, Tanrıça Gaia’nın Tanrıça Hera’ya evlilik hediyesidir. Hespérides Bahçesi’ne yerleştirilen ağaç, Ladón denilen yüz başlı yılan ve bir ejderha tarafından korunuyordu. Bu bahçenin kayıp kıta Atlantis’te var olduğu düşünülüyor.

Hera, limon ağacını Atlas Dağı’nın eteğindeki bahçesine dikti. Herkül de altın elma da denilen limonların meyvesini almak üzere yola çıktı. Bu meyvelerin ölümsüzlüğü sağladığına inanılıyordu. Yolculuk sırasında ak saçlı yaşlı deniz tanrısı Nereus’u bulan Herkül, altın elmalara nasıl ulaşacağını sordu. Nereus, Herkül’e elmaları kendi eliyle toplamamasını, Atlas’a toplatması gerektiğini söyledi. Bahçeye varır varmaz Atlas’ın yanına giden ve yerine elmaları toplamasını isteyen Herkül’ün bu isteğini Atlas hemen kabul etti. Taşıdığı gök kubbeyi Herkül’e devretti ve limonun meyvelerini toplamaya gitti. Ardından limonlarla geri dönen Atlas’a özgürlük cazip geldi ve elmaları krala kendisinin götürebileceğini söyledi. Herkül ise Atlas’tan daha kurnazca davranarak bu isteği kabul etmiş gibi yaptı ve başının altına destek olmak için Atlas’tan yükü kısa süreliğine tutmasını istedi. Herkül’e inanan Atlas, limonları yere bırakarak, gök kubbeyi tekrar omuzladı. Bunu fırsat bilen Herkül de elmaları yerden alarak uzaklaştı.

Ürünü bol, bakımı kolay

Limon ağacının bakımı kolay ve evlerde bile yetiştirilebiliyor. Ege ve Akdeniz bölgesinde oldukça fazla üretimi yapılan limonların ağaçlarından yılda 6 ila 10 kez hasat yapılabiliyor. Bu kadar bol ürün veren bir ağacın bakımı, bir o kadar kolay. Fakat limon ağaçlarının ürünlerini ilk defa vermeleri biraz uzun sürüyor.

Temelde Asya kökenli olan limon ağaçları, parlak ve göz alıcı yeşil yapraklara sahip.  Zaman zaman pembe renkli çiçekler de açan limon ağaçları, yetiştirildiği yeri severse kısa zamanda ve en lezzetli şekilde meyve veriyor.

Birçok çeşidi olan limon ağacının Mersin-Erdemli tarafında yetiştirilen ve lamas limonu olarak adlandırılan bir türü de bulunuyor. Yine Mersin tarafında ve aynı zamanda Hatay dolaylarında yetiştirilen kütdiken limon ağaçları da mevcut. Suyu çok fazla sevmeyen limon ağaçları, gereğinden fazla su verilirse yaprakları sararıyor.

4 bin yıllık mazi

Kış aylarında çok nadir olarak sulanan limonun ağacı, bahar aylarından itibaren 15-20 günde bir su isteyebiliyor. Genel olarak limon ağaçlarının aşılı olması gerekiyor. Aşılı limon ağaçlarının limonları daha lezzeti oluyor ve daha hızlı büyüyor. Minerali bol toprakların seçilmesini isteyen bu ağacın coğrafi çıkış noktası kesin olarak belirlenememekle birlikte, 4000 yıl önce Güney Asya’da yetiştirildiğine ilişkin genel bir kanaat söz konusu. Güney Asya’dan Çin ve Arabistan topraklarına ve oradan Roma İmparatorluğu coğrafyasına yayılırken, Kuzey Avrupa ülkeleri limon ile ancak Haçlı Seferleri sonucunda tanışabildiler. İngiltere’de ise limon, Ortaçağ’da bilinebiliyordu.  Limonun yaşamsal, yani hayat kurtarıcı özelliği ise uzun deniz seyahatleri dönemi ile keşfedildi.

Doğal antibiyotik ve antioksidan

Limon, yüksek oranda C vitamini içeren doğal bir antibiyotik. Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara karşı vücut direncini artırır ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Başta enfeksiyonlar olmak üzere, yüksek tansiyona, anemi ve astıma karşı koruma sağlıyor. Limonda bulunan antioksidanlar, tümör ve kanser gelişmesine engel oluyor. Pektinden oluşan lif yapısı nedeniyle, böbrek taşı oluşumunu ve iltihaplanmayı engelliyor. Pektin, aynı zamanda toksik maddelerin etkilerini azaltıyor. İçerdiği potasyum sayesinde hücrelerin düzgün çalışmasına katkı sağlıyor. Kabukları antiseptik olan limon karaciğeri koruyor ve solunum rahatsızlıklarına iyi geliyor. Limon suyu ise, hazımsızlığa azaltıyor. Ateş düşürücü olan limon saç ve cilt sağlığını da koruyor. Doğada en çok C vitamini içeren meyve olan limon, turunçgiller familyasından bir narenciye türü şifalı bir meyve. İyi bir C ve B6 vitamini ile potasyum kaynağı olan limonun büyük kısmı su ve basit şekerlerden oluşan karbonhidratlardan oluşuyor. Limonda çok az yağ ve protein bulunuyor. Çeşitli sağlık yararları sağlayan sitrik asit (limon tuzu), hesperidin

(P vitamini), diosmin, eriocitrin ve D-limonen gibi antioksidanlar içeriyor.

Böbrek taşları, atıklar böbreklerde kristalleştiğinde ve biriktiğinde oluşuyor. Limonun sitrik asitli yapısı idrar hacmini ve idrar pH’ını artırarak böbrek taşı oluşumunu engelleyebiliyor. Limonda bulunan hesperidin böbrekleri koruyor.

Kanserle savaşıyor kalp sağlığına iyi geliyor

Limon inme riskini düşürebiliyor, kanserle savaşıyor, alerjik astımı önleyebiliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, sindirim sağlığını

koruyor ve kalp sağlığına iyi geliyor.

Amerikan Diyabet Birliği limonu ve portakalı diyabete karşı süper gıdalar olarak listeledi. Limon alkalize olmasının yanı sıra, içerdiği C vitamini, kalsiyum, magnezyum ve potasyum sayesinde kemik erimesi için de temel gıdalardan biri.

Bağışıklık sistemini güçlendiren, antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahip doğal bir antioksidan olan limon, bu özellikleriyle soğuk algınlığı veya gripten korunmak için mükemmel bir doğal tedavi. Limon ılık ya da sıcak suya katılıp tüketildiğinde idrar çıkışını arttırıyor.

Bu durumlarda dikkat!

Limonun sadece kendisi değil kabuğu, yağı, suyu, çekirdeği binbir derde deva. Böyle bir meyveyi tüketirken dikkat edilmesi gerekenler de var elbette. Fazla tüketilirse diş eti kanamalarına yol açabilir ve sinir sistemine zarar verebilir. Saf haliyle cilde sürmek tahrişe yol açabilir. Açık tenli kişilerin dikkatli olması gerekiyor. Ağızlarında yara olan ve tansiyon hastası kişilerin aşırı limon tüketmemeleri öneriliyor. Limondaki asit, mide asidi, ülser ve gastrit gibi sorunlara neden olabiliyor. Gıda alerjisi belirtisi (kızarıklık, kaşıntı, şişlik, kurdeşen gibi) yaşanırsa kullanılmamalı. Hamilelik ve emzirme sürecinde tavsiye edilmiyor. Bağırsak bozukluğu durumunda tercih edilmemeli.