2025 yılı, ağaç işleme makineleri sektöründe ezberlerin bozulduğu bir dönem olarak kayda geçti. Yatırım iştahının zayıfladığı bu süreçte, teknolojiye ve katma değerli üretime yönelen firmalar belirgin bir şekilde ayrıştı. Akkuşlar Makine Pazarlama Müdürü Yasin Şimşek ile sektörün mevcut konjonktürünü ve 2026 beklentilerini konuştuk. Yasin Şimşek sektörün son bir buçuk yıldır durgun bir seyir izlediğini belirterek, artık hareketlenme zamanının geldiğini ifade etti. 2025 yılında bekle ve gör döneminin geride kalması gerektiğini vurgulayan Şimşek, sektörün güçlü ve öncü yatırımcılarının cesur adımlar atacağı bir sürece girileceğini söyledi.
2025 yılı, ağaç işleme makineleri sektöründe bir eşik dönemi olarak öne çıktı. Rekor seviyelerin ardından gelen yavaşlama, firmaları daha seçici, daha planlı ve daha verimlilik odaklı bir stratejiye yöneltti. Yatırımların ertelendiği bu süreçte, teknolojik dönüşümü üretim süreçlerine entegre edebilen şirketler ise ayrışmayı başardı. Özellikle otonom sistemler, dijitalleşme ve yapay zeka destekli uygulamalar, rekabetin yeni belirleyicileri haline geldi. Bununla birlikte artan maliyet baskısı, finansmana erişim koşulları ve küresel pazarlardaki talep daralması sektörün genel performansını doğrudan etkiledi. Fiyat odaklı yaklaşımın sürdürülebilir olmadığı bir kez daha görülürken; kalite, satış sonrası hizmet gücü ve operasyonel verimlilik firmaların konumunu belirleyen temel unsurlar olarak öne çıktı. Akkuşlar Makine Pazarlama Müdürü Yasin Şimşek ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; sektörün mevcut görünümünü, 2026 beklentilerini, çözüm bekleyen yapısal sorunları ve firmanın teknoloji odaklı yol haritasını ele aldık.
- 2025 yılı sektör açısından nasıl geçti? Genel tabloyu nasıl özetlersiniz?
2025 yılı, ağaç işleme makineleri sektörü için küresel daralmaya rağmen kalitenin ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da belirleyici hale geldiği, pazar haritasının yeniden şekillendiği bir yıl oldu. 2024’teki rekor seviyelerin ardından 2025’te sektör genel bir durgunluk döneminden geçti; yatırım kararları daha temkinli alınırken, fiyat odaklı rekabet yerini performans, verimlilik ve satış sonrası hizmet gücüne bıraktı. Ancak Akkuşlar Makine olarak özellikle yurt dışında stratejik başarılar elde ettik.
- 2026 yılına ilişkin beklentileriniz nelerdir? İlk çeyrek performansını nasıl değerlendirirsiniz?
Bir buçuk yıldan bu yana durgun olan sektörün hareketlenme vaktinin geldiğini düşünüyorum. 2025 yılında bekle ve gör döneminin artık geride kalması gerektiğini düşünüyorum ve sektörün güçlü ve öncü yatırımcılarının cesur adımlar atacağı bir yıl olmasını öngörüyorum. İlk çeyrek performansı ise teknolojik dönüşüme uyum sağlayan, dijitalleşme ve verimlilik odaklı yatırımlar yapan firmaların öne çıktığını gösterdi. Gelişen teknolojiyi yakalayan ve üretim süreçlerine entegre eden şirketler daha net bir ayrışma yarattı. Bu tablo, 2025 yılında kalite, teknoloji ve katma değerli üretimin belirleyici olacağının ilk sinyallerini verdi diyebiliriz.
- Akkuşlar Makine olarak 2026 yılında hangi alanlarda yatırım yapmayı planlıyorsunuz?
Akkuşlar Makine olarak, 2023 yılından bu yana otonom çalışan makine modelleri üzerine Ar-Ge çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu geliştirmeleri yapay zeka destekli sistemlerle entegre ederek, üretim süreçlerinde daha yüksek verimlilik, hata minimizasyonu ve akıllı veri analizi sağlamayı hedefliyor. Söz konusu yeniliklerin 2026 yılının ortalarında pazara sunulmasını planlıyoruz.
- Ağaç işleme makineleri sektörünün 2026 yılı itibarıyla çözüm bekleyen ilk 3 temel sorunu nedir? Bu sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Ağaç işleme makineleri sektörünün 2026 itibarıyla öne çıkan üç temel sorunu; yüksek maliyetler, üretimdeki daralma ve nitelikli personel eksikliği. Artan enerji ve finansman giderleri firmaları zorluyor. İhracatçılara özel, uygun koşullu kredi destekleri maliyet baskısını bir miktar dengeleyebilir. Üretimdeki daralma için yatırım ortamını destekleyici adımlar önemli. Nitelikli personel konusunda ise mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve yabancı uzman personel izin süreçlerinin daha esnek hale getirilmesi çözüm sağlayabilir.
- Sizce sektörün 2026 yılı için en önemli 3 hedef pazarı hangisi? İhracat pazarlarınızda rekabet gücünüzü artırmak için hangi stratejilere odaklanıyorsunuz?
Komşu ülkeler her zaman hedef pazarlarımız arasında yer alıyor. Ancak mevcut maliyetler ve finansman koşulları dikkate alındığında, uzak pazarlara açılmak firmalar açısından ciddi bir risk anlamına geliyor. Lojistik giderleri, tahsilat süreleri ve operasyonel maliyetler arttıkça bu risk daha da belirgin hale geliyor.
- Sürdürülebilirlik başlığı, ihracatçı firmalar için çok kritik bir yere geldi. Yeni birçok düzenleme ve yaptırım kapıda. Firmanızda bu gelişmeleri takip edip, kendi içinizde düzenlemeler yapıyor musunuz?
Sürdürülebilirlik alanındaki düzenlemeleri yakından takip ediyoruz. Özellikle ihracat pazarlarımızdaki mevzuat değişikliklerine uyum sağlamak adına üretim süreçlerimizi ve tedarik zincirimizi bu çerçevede gözden geçiriyor, gerekli iyileştirmeleri kademeli olarak hayata geçiriyoruz.

