Doğal yapısını büyük ölçüde koruyan Küre Dağları, biyolojik çeşitliliği ve etkileyici manzaralarıyla Türkiye’nin öne çıkan doğa alanlarından biri. Derin vadileri, zengin bitki örtüsü ve katmanlı orman yapısıyla dikkat çeken park, birçok hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. 2000 yılında milli park ilan edilen bu alan, boz ayıdan vaşağa, sakallı akbabadan endemik bitkilere kadar pek çok canlıya yaşam sunuyor. Küre Dağları, aynı zamanda geleneksel yaşam kültürünü de koruyor. Doğa yürüyüşü, kampçılık ve kuş gözlemciliği gibi aktivitelerle ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunan bölge, sürdürülebilir turizmin başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bartın ve Kastamonu illeri sınırlarında yer alan Küre Dağları Milli Parkı, 7 Temmuz 2000 tarihinde Türkiye’nin 33. milli parkı olarak ilan edildi. Yaklaşık 37 bin hektarlık alanı kapsayan park, Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alıyor. Karstik arazi yapısı, derin vadileri, orman ekosistemleri ve yaban hayatı çeşitliliğiyle dikkat çeken Küre Dağları, Avrupa’daki korunan alanlar arasında da yer alıyor. 2000’li yılların başında, Avrupa merkezli doğa koruma ağı olan PAN Parks’a Türkiye’den kabul edilen ilk alan olma özelliğine sahip. Uzmanlar tarafından yüksek koruma önceliğine sahip doğal alan olarak tanımlanan bölge, sürdürülebilir koruma çalışmalarıyla da öne çıkıyor.

Arazinin doğal yapısı, zengin orman yapısının yanı sıra çok sayıda dere, şelale ve gölet oluşumuna da imkan tanıyor. Eğimli yamaçlardan süzülen yüzey suları, zamanla mikro vadiler ve doğal su yolları meydana getiriyor. Bu dinamik su döngüsü hem toprak yapısını besliyor hem de bölgedeki bitki çeşitliliğinin korunmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda, su kaynaklarının bolluğu yerel ekosistemdeki canlı yaşamını doğrudan etkiliyor. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, yoğun yağışlarla birlikte bitki örtüsünün canlandığı ve faunanın daha görünür hale geldiği gözlemleniyor.

Koruma altındaki türler yaşıyor

Küre Dağları, Türkiye’deki önemli yaban hayatı koruma alanlarından biri olarak tanımlanıyor. Milli park sınırları içinde boz ayı, vaşak, karaca, kurt, tilki, çakal ve yaban kedisi gibi memelilerin doğal yaşam alanları bulunuyor. Ayrıca alaca baykuş, kara ağaçkakan ve sakallı akbaba gibi çeşitli kuş türleri de bölgede gözlemlenebiliyor. Amfibi ve sürüngen türlerinde de çeşitlilik göze çarpıyor. Bu canlılar, bölgenin erişilmesi zor ve insan müdahalesinden uzak alanlarında yaşamlarını sürdürüyor.

80’e yakın endemik tür de yer alıyor

Milli park sınırları içindeki bitki örtüsü, büyük ölçüde doğal ormanlardan oluşuyor. Kayın, gürgen, meşe, köknar, ladin ve çam türlerinin yaygın olduğu bu alan hem geniş yapraklı hem de iğne yapraklı türlerin bir arada bulunmasıyla dikkat çekiyor. 800’ün üzerinde bitki türünün tespit edildiği bölgede, yaklaşık 80’e yakın endemik tür de yer alıyor. Ormanın çok katmanlı yapısı, toprak altı canlılarından ağaç üstü kuşlara kadar birçok tür için yaşanabilir bir ortam sunuyor. Karadeniz’in nemli ve serin iklimi, bu ekosistemin yıl boyunca canlı kalmasını sağlıyor.

Doğa tutkunlarına çeşitli aktiviteler sunuluyor

Küre Dağları Milli Parkı doğa yürüyüşü, kampçılık, kuş gözlemciliği, fotoğrafçılık ve rehberli gezi gibi pek çok açık hava etkinliği için uygun alanlar sunuyor. Horma Kanyonu üzerindeki ahşap yürüyüş yolu, ziyaretçilere hem güvenli hem de doğaya zarar vermeyen bir rota sağlıyor. Valla Seyir Terası’ndan bölgeyi yukarıdan izlemek mümkün. Yerel köylerde ise ekoturizm kapsamında konaklama imkanları bulunuyor. Geleneksel yaşam kültürü ve yöresel ürünler de bölgeye gelen ziyaretçiler için farklı bir deneyim sunuyor.