Satış sonrası süreçlerde yapılan her teknik müdahale, makinenin emniyetini ve üreticinin sorumluluk alanını doğrudan etkileyebiliyor. MD-CERT Mühendislik ve Belgelendirme Kurucusu Fırat Kasacı, bakım ve parça değişiminden yazılım güncellemelerine, önemli değişiklik kavramından siber güvenliğe kadar üretici ve kullanıcıların dikkat etmesi gereken kritik noktaları değerlendirirken, makinenin kullanım ömrü boyunca güvenliğinin korunmasında üretici kontrolünün önemine dikkat çekti.

Makine sektöründe satış sonrası hizmetler, yalnızca arıza giderme, bakım ve yedek parça desteğinden ibaret değil. Makinenin kullanım ömrü boyunca gerçekleştirilen teknik müdahaleler, yazılım güncellemeleri, otomasyon değişiklikleri ve revizyonlar; ürün güvenliği ve makine emniyeti açısından da önemli sorumlulukları beraberinde getiriyor. Özellikle dijitalleşme ve uzaktan servis uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, üretici ve kullanıcıların dikkat etmesi gereken teknik ve mevzuatsal başlıklar da giderek genişliyor. MD-CERT Mühendislik ve Belgelendirme Kurucusu Fırat Kasacı, AİMSAD Dergisi’ne yaptığı değerlendirmelerde; satış sonrası süreçlerin makine emniyetindeki rolünü, bakım ve parça değişimlerinin ürün güvenliğine etkisini, makinede sonradan yapılan değişikliklerin doğurabileceği sorumlulukları ve yeni AB Makine Tüzüğü ile gündeme gelen düzenlemeleri ele aldı. Kasacı ayrıca dijitalleşme, uzaktan erişim ve siber güvenliğin makine emniyetine getirdiği yeni gerekliliklere ilişkin görüşlerini paylaştı.

  • Makine sektöründe satış sonrası hizmetler yalnızca üretim sürekliliği açısından değil, ürün güvenliği açısından da önem taşıyor. Satış sonrası süreçlerin makine emniyetindeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Makinelerin satışı sonrasında, iş ekipmanlarının kullanımı ile ilgili sağlık ve güvenlik hususlarını düzenleyen İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümleri devreye giriyor. Ancak makinede üreticinin öngörmediği değişikliklerin kullanıcı tarafından gerçekleştirilmesi durumunda, kullanıcı artık mevzuat karşısında üretici konumunda değerlendirilmekte olup 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ve ilgili teknik mevzuat uyarınca ürünün uygunluk değerlendirmesini yapmakla yükümlü hale geliyor. Bu nedenle, satış sonrasında makinelerde herhangi bir revizyon veya modifikasyon öngörülüyor ise doğrudan üretici ile iletişime geçilmesi ve bu değişikliklerin üreticinin teknik sorumluluğunda gerçekleştirilmesi ürün emniyetinin sürekliliği açısından hayati önem taşıyor.

“Yapılan rutin bakım ve birebir parça değişimleri ürün emniyetinin korunması açısından zorunlu”

  • Makinenin kullanım sürecinde yapılan bakım, parça değişimi veya teknik müdahaleler ürün güvenliğini nasıl etkileyebilir?

Makinenin kullanım ömrü boyunca yapılan rutin bakım ve birebir parça değişimleri ürün emniyetinin korunması açısından zorunlu. Ancak bu teknik müdahaleler, imalatçının öngörmediği veya planlamadığı bir boyuta ulaştığında, doğrudan Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan (EU) 2023/1230 sayılı Yeni Makine Tüzüğü kapsamındaki “Önemli Değişiklik” (Substantial Modification) kavramını gündeme getirir. Fiziksel veya dijital yollarla yapılan bir teknik müdahale yeni bir tehlike yaratıyor veya mevcut bir riski artırıyorsa; bunun sonucunda mevcut emniyet kumanda sisteminin (safety control system) yapısını veya yazılımını değiştirmeyi gerektiren ilave koruyucular-emniyet aksamları eklenmesi veya makinenin mekanik dayanımı ile stabilitesini sağlamak için ilave koruyucu tedbirler alınması gerekiyorsa, bu durum artık basit bir bakım veya tamir değil, önemli değişiklik olarak değerlendirilir. Makine üzerinde bu nitelikte bir önemli değişiklik gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişi, mevzuat karşısında doğrudan imalatçı konumuna geçer. Bu değişikliği yapan taraf, imalatçı sıfatıyla söz konusu tüzüğün 10. maddesinde belirtilen tüm yükümlülükleri üstlenmek ve gerekli uygunluk değerlendirme süreçlerini yürütmekle sorumlu olur. Bu açıdan bakıldığında; sahadaki bakım, parça değişimi ve tüm teknik müdahalelerin mutlaka makine üreticisinin belirlediği çerçevede ve teknik sorumluluk sınırları dahilinde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor.

“Tüm revizyonların makine üreticisinin bilgisi, onayı ve teknik kontrolü altında gerçekleştirilmesi esastır”

  • Bir makinede sonradan yapılan yazılım, otomasyon veya donanım değişiklikleri güvenlik açısından hangi riskleri beraberinde getirebilir? Bu tür değişikliklerde nelere dikkat edilmeli?

Bir makinede ilk tasarım parametreleri dışında yapılan her türlü yazılım, otomasyon veya mekanik-donanımsal müdahale; öngörülmeyen tehlike ve risklerin oluşmasına, makinenin emniyet fonksiyonlarının ihtiyaç anında devreye girmemesine ve eşdeğer olmayan komponentlerin kullanılması nedeniyle hesaplanmış olan güvenlik performans seviyelerinin karşılanamamasına neden olur. Yapılan söz konusu değişikliklerin (EU) 2023/1230 sayılı AB Makine Tüzüğü kapsamında “Önemli Değişiklik” sayılıp sayılmadığı titizlikle değerlendirilmeli. Eğer yapılan değişiklik mevcut emniyet kontrol sisteminin yapısını veya yazılımını değiştirmeyi gerektiriyorsa ya da ilave muhafaza ve yapısal tedbir alınmasını zorunlu kılıyorsa, bu müdahaleyi yapan taraf mevzuat karşısında doğrudan imalatçı konumuna geçeceğinden yeni bir uygunluk değerlendirme süreci yürütülmesi gerekecek. Bu nedenle, makinenin emniyet bütünlüğünün korunması ve oluşabilecek yasal sorumluluk karmaşasının önüne geçilmesi adına, tüm revizyonların makine üreticisinin bilgisi, onayı ve teknik kontrolü altında gerçekleştirilmesi esastır.

  • Dijitalleşme ve uzaktan servis uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte makine emniyeti ve ürün güvenliği açısından üretici ve kullanıcıların sorumlulukları nasıl değişiyor?

Dijitalleşme ve uzaktan erişim teknolojileri, makine emniyetini fiziksel bir konu olmanın ötesine taşıyarak doğrudan siber güvenlik ile entegre hale getirdi. Yeni AB Makine Tüzüğü, eski yönetmeliğe ilave olarak bu hususları da açıkça düzenliyor. Yeni mevzuat uyarınca üreticiler; uzaktan erişimlerin ve dijital müdahalelerin makinenin emniyet kontrol sistemini bozmaması için siber güvenlik risk değerlendirmesi yapmakla yükümlü. Uzaktan yapılan yazılım güncellemelerinin emniyet parametrelerini etkilemesini önleyecek erişim protokollerini kurmak, versiyon takibini sağlamak ve siber saldırılara karşı koruma sağlamak doğrudan üreticinin sorumluluğunda. Bununla birlikte, her ne kadar söz konusu düzenleme kullanıcıların bu kapsamdaki yükümlülüklerini doğrudan içermiyor olsa da işletmelerin uzaktan servis için sağlanan ağ altyapısının güvenliğini sağlaması, yetkisiz erişimleri denetlemesi ve uzaktan müdahale esnasında sahadaki fiziki emniyeti koruması sürecin emniyetle yürütülmesi açısından büyük fayda sağlayacak.

  • Makine emniyetine ilişkin mevzuat, üreticilerin satış sonrasında üstlenmesi gereken sorumlulukları nasıl şekillendiriyor?

Hem 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu hem de AB komisyonu tarafından yayımlanan yeni (EU) 2023/1230 sayılı Makine Tüzüğü, üreticinin sorumluluğunu makinenin yalnızca satış anıyla veya fabrika çıkışıyla sınırlandırmaz. Ürünün tüm kullanım ömrünü kapsayan dinamik bir süreç olarak belirlemekte olup satış sonrası süreçte üreticilere net yükümlülükler getiriyor.

Bu çerçevede üreticilerin satış sonrasında üstlendiği temel sorumluluklar şunlar;

  • Üreticiler sahada çalışan makinelerden gelen geri bildirimleri, şikayetleri ve numune test sonuçlarını sürekli takip etmek zorunda. Sahada emniyeti tehdit eden veya teknik mevzuata uygunsuz sistematik bir kusur tespit edildiğinde; üretici derhal gerekli düzeltici önlemleri almak, dağıtım zincirini bilgilendirmek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bildirimde bulunarak gerekirse ürünü piyasadan çekmek veya geri çağırmakla yükümlü.
  • Makinenin orijinal risk değerlendirmesine ve güvenlik bütünlüğüne uygun şekilde çalışabilmesi için, emniyet işlevi gören kritik parçaların orijinal spesifikasyonlarda tedarik edilmesi üreticinin teknik sorumluluğunda.
  • Mevzuat uyarınca makineyle birlikte verilen kullanım ve bakım talimatları, ürünün ayrılmaz bir parçası. Satış sonrasında ortaya çıkabilecek öngörülebilir hatalı kullanımlara karşı üreticinin, kullanıcılara doğru bilgi, teknik dokümantasyon ve yetkili servis desteği sağlama yükümlülüğü devam ediyor.
  • Satış sonrasında makinede ihtiyaç duyulan revizyonlarda orijinal tasarım parametrelerinin korunması ve emniyet sistemlerinin olumsuz etkilenmemesi için sürecin üretici kontrolünde yürütülmesi esastır.