Dijital İletişim Stratejisti Bengi Kepkep, iş dünyasında değişen liderlik anlayışını, kurum kültürünün yeni dinamiklerini ve hibrit çalışma düzeninde çalışan bağlılığını değerlendirdi. Yapay zeka çağında liderliğin daha insani bir zemine taşındığını belirten Kepkep, güçlü itibarın ise kurumların söyledikleriyle yaptıkları arasındaki tutarlılıktan geçtiğini vurguladı.
İş dünyasında değişimin hızı artarken, kurumların rekabet gücünü belirleyen unsurlar da yeniden şekilleniyor. Liderlik anlayışından kurum kültürüne, çalışan bağlılığından kurumsal itibara kadar birçok başlık, dijital dönüşümün ve değişen çalışma modellerinin etkisiyle farklı bir boyut kazanıyor. Dijital İletişim Stratejisti Bengi Kepkep ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, kurumların değişime uyum sağlayabilmesi için öne çıkan dinamikleri, güçlü bir kurum kültürünün temel unsurlarını ve sürdürülebilir başarının iletişim boyutunu ele aldık.
Kariyeri boyunca özel sektör, sivil toplum ve kültür-sanat alanlarında çalışma fırsatı bulduğunu belirten Kepkep, bu deneyimlerin farklı kurum yapılarını yakından tanımasına katkı sağladığını ifade etti. Bengi Kepkep; “Bu üç dünya birbirinden oldukça farklı görünse de aslında ortak bir noktaları var; İnsan. Teknoloji değişiyor, iş modelleri değişiyor, hatta kurumların yapısı bile değişiyor. Ancak insanların anlam arayışı, güven ihtiyacı ve birlikte bir şey başarma isteği değişmiyor. Bu nedenle bugün liderlerden beklenen şey, her şeyi bilmeleri değil; öğrenmeye açık olmaları, farklı bakış açılarını bir araya getirebilmeleri ve belirsizlik içinde yön gösterebilmeleri. Özellikle yapay zeka çağında liderliğin daha insani bir yere evrildiğini düşünüyorum. Bilgiye erişim artık çok kolay. Fark yaratan şey doğru soruları sorabilmek, insanları ortak bir amaç etrafında buluşturabilmek ve değişime güvenle liderlik edebilmek” diye konuştu.
“Çalışanların işten beklentileri ciddi biçimde değişti”
Son yıllarda çalışanların işten beklentilerinin ciddi biçimde değiştiğini dile getiren Bengi Kepkep; “Özellikle genç kuşaklar sadece ne iş yaptıklarını değil, neden yaptıklarını da bilmek istiyor. Güçlü kurum kültürünün temelinde güven, aidiyet ve gelişim fırsatı olduğunu düşünüyorum. İnsanlar fikirlerini rahatça ifade edebildikleri, katkılarının değer gördüğü ve kendilerini geliştirebildikleri ortamlarda kalmak istiyorlar. Bence kurum kültürü en çok kriz anlarında ortaya çıkıyor. Bir kurumun değerlerini duvarlarda değil, zor zamanlarda aldığı kararlarda görürsünüz. Bu nedenle güçlü kültür, yazılmış kurallardan çok günlük davranışlarla inşa edilir” dedi
“Kurumların önündeki en büyük risk iletişim eksikliği değil, aidiyet eksikliği”
Teknolojinin iletişimi kolaylaştırdığını ancak bağ kurmayı kolaylaştırmadığını dile getiren Kepkep, bugün kurumların önündeki en büyük riskin iletişim eksikliği değil, aidiyet eksikliği olduğunu söyledi. Bengi Kepkep; “Aynı fiziksel ortamda bulunmadan da verimli çalışabiliyoruz; ancak birlikte çalışmak ile birlikte hissetmek aynı şey değil. Bu nedenle yöneticilerin yalnızca bilgi paylaşan kişiler değil, ilişki kuran kişiler olması gerekiyor. Düzenli geri bildirim, görünür liderlik ve çalışanların karar süreçlerine katılımı her zamankinden daha önemli. Bağlılık artık insanların kaç gün ofise geldiğiyle değil, kurumun amacına ne kadar inandıklarıyla ölçülüyor” diye konuştu.
“Söylediğiniz ile yaptığınız arasındaki mesafe ne kadar kısa olursa itibarınız o kadar güçlü oluyor”
İtibarın artık yalnızca iletişim departmanlarının yönettiği bir alan olmadığını belirten Kepkep, kurumların çalışanlarına, müşterilerine, iş ortaklarına ve topluma karşı sergilediği tüm davranışların itibarın bütününü oluşturduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; “Bugün bir markanın anlattığı hikaye ile çalışanlarının yaşadığı deneyim arasında bir uyumsuzluk varsa bunun gizli kalması mümkün değil. Şeffaflığın bu kadar arttığı bir dönemde güven en değerli sermaye haline geldi. Bu nedenle sürdürülebilir itibarın yolu daha çok konuşmaktan değil, daha tutarlı davranmaktan geçiyor. Söylediğiniz ile yaptığınız arasındaki mesafe ne kadar kısa olursa itibarınız o kadar güçlü oluyor.”
