Ana Sayfa Fokus Röportajları “Kaliteli üretime devam edebilmek  için yatırımların eş zamanlı olarak büyümesi gerekiyor”

“Kaliteli üretime devam edebilmek  için yatırımların eş zamanlı olarak büyümesi gerekiyor”

410

Fokus Röportajı için bir araya geldiğimiz Ünalsan Yurt Dışı Satış Pazarlama Müdürü Hüseyin Parsak ağaç işleme makine sektörüne ilişkin değerlendirmelerini bizimle paylaştı. Sektörün üretim faaliyetleri, ihracata yönelik çalışmaları başta olmak üzere önemli birçok konuya değinen Hüseyin Parsak; “İhracatı artırmak oldukça önemli ama aynı oranda da üretim kapasitelerimizi artırmamız gerekiyor. Kaliteli üretime devam edebilmek açısından yatırımların da eş zamanlı olarak yürümesi ve büyümesi gerekiyor” diye konuştu.

Ağaç işleme makine sektörünün teknoloji odaklı faaliyetleri ile ilgili görüşlerini paylaşan Ünalsan Yurt Dışı Satış Pazarlama Müdürü Hüseyin Parsak; “Baktığımızda bugün ihracat kapasitelerimiz arttı ama bunun yanında bizim teknoloji de üretebiliyor olmamız lazım ki bu girdi maliyetlerini düşürebilelim. Dolayısıyla bizim katma değerli, kilogram maliyetimizi düşürüp, daha karakterli ürünleri piyasaya sunmamız için teknolojik anlamda üretim yapmamız lazım” dedi.

  • Sektörün üretim faaliyetlerini genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Neler yapılmasını öngörüyorsunuz?

Sektörümüzde aile şirketi kültüründen gelen çok deneyimli firmalar var. Biz de bu firmalardan biriyiz. Özellikle son 10 yıla baktığımızda sektörümüzde ciddi bir ivmelenme görüyoruz. Ağaç işleme makine sektöründeki firmalar kendilerini bu süreç içinde çok geliştirdiler. Bu gelişim devam ediyor. Bu süreçte bazı sorunlarla da karşı karşıya kaldık. Bu gelişim sürecinin son 3 yılı maalesef pandemiye denk geldi. Ancak diğer birçok sektöre göre, bu süreç bizim için şans da oldu. Türkiye’nin sosyo-kültürel yapısı gereği krize açık olduğu için duruma çabuk adapte olduk ve faaliyetlerimize dönmemiz kolay oldu. Bunun yanında Çin kanalının kapanmasıyla birlikte Türkiye’ye rağbetin artması, üretim faaliyetlerinin artmasına neden oldu. Sanırım sektörde yer alan firmaların birçoğu ihracatlarını ciddi oranda artırdılar. İhracatı artırmak oldukça önemli ama aynı oranda da üretim kapasitelerimizi artırmamız gerekiyor. Kaliteli üretime devam edebilmek açısından yatırımların da eş zamanlı olarak yürümesi ve büyümesi gerekiyor. Yoksa başka şeylerden ödün vermeniz gerekiyor. Dolayısıyla kaliteden ödün verdiğiniz noktada belki bugün yüksek oranda ihracat yapabilirsiniz ama 3-5 sene sonra işlerin istediğiniz gibi gitmediğini görmeye başlarsınız. O nedenle kaliteden taviz vermeden üretimi mantıklı bir şekilde artırarak satışlarımızı devam ettirmeye çalışmalıyız.

“TEKNOLOJİ ÜRETEBİLİYOR OLMAMIZ LAZIM Kİ BU GİRDİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜREBİLELİM”

  • Sektörün teknoloji odaklı faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Dijital dünyaya ayak uydurmak anlamında neler yapılmalı?

Pandemi öncesi firmalar bu konulara çok eğilmiyorlardı ama özellikle pandemi sonrası tüketici toplum eve kapandığı için teknolojik yeniliklerden ve dijital dünyadan ayrı kalınamayacağını herkes gördü. Elbette bu konuda çalışmalar yapıldığını görüyoruz ama bence dünyada yapılan işlerin gerisindeyiz hala. Bu konuda bilgi olarak daha yeniyiz. Yeni yeni tecrübe ediyoruz. İleriki süreçte daha verimli çalışmalar olacağını düşünüyorum ama Türkiye’nin bu konuda şu anda çok başarılı olduğunu düşünmüyorum. Teknoloji çok farklı değerlendirilecek unsurlara sahip. Önemli olan teknolojiyi verimli kullanabilmek. Bir makineye wi-fi bağlayıp biz bu makineye uzaktan bağlanabiliyoruz demek artık çok teknolojik bir gelişme değil. Dolayısıyla makine verimliliğini gerçekten artırabilecek teknolojilerin kullanılması gerekiyor. Temel eksiğimiz de bu. Baktığımızda bugün ihracat kapasitelerimiz arttı ama bunun yanında bizim teknoloji de üretebiliyor olmamız lazım ki bu girdi maliyetlerini düşürebilelim. İthalat-ihracat dengesini optimum bir seviyeye çekebilelim. Bunu yapmadığımız sürece biz sadece Avrupa’nın üreticisi konumunda kalıyoruz. Yani bizim katma değerli, kilogram maliyetimizi düşürüp, daha karakterli ürünleri piyasaya sunmamız için teknolojik anlamda üretim yapmamız lazım. Çin’i üstün kılan özellikte bu. İthalata nerdeyse tamamen kapalı. Bugün bir makine yapmak istediğinde, o makineyi oluşturacak bütün unsurların tamamını kendi pazarında bulabiliyor. Dolayısıyla dışarıya bir bağımlılığı yok.

“HEPİMİZ TECRÜBELERİMİZİ İÇ PAZARDA EDİNDİK”

  • Sizce sektör bu dönemde iç pazara mı, ihracata mı, yoksa her ikisine de mi odaklanmalı? Neden? En önemlisi sizce hangisi?

Bunlar birbirinden ayrılabilecek unsurlar değil diye düşünüyorum. Sonuçta iç pazarı ihmal etme gibi bir lüksümüz yok çünkü iç pazar bizim var oluşumuz. İhracat oranlarımız yüksek oluyor olabilir ama iç pazardan aldığımız feedbackler sayesinde biz ihracat yapabiliyoruz. Hepimiz tecrübelerimizi iç pazarda edindik. Dolayısıyla bu bir zincir. Biz iç pazarı desteklemeliyiz ki iç pazar büyüsün ve bize artı değer sağlasın. Tabi ki ihracatın artması istenilen, arzu edilen bir şey ama iç pazar da ihmal edilmemeli.

“VERİLEN TEŞVİKLERİN ÇOK İYİ DENETLENMESİ GEREKİYOR”

  • Ticari faaliyetlerinizi yürütürken farklı birçok sorunla da başa çıkmanız gerekiyor. Bu doğrultuda sektör olarak devletten beklentileriniz nelerdir?

İçinde bulunduğumuz dönem itibari ile enflasyonun serbest bırakılarak üretim ve istihdam artışının temel hedef alındığı bir ekonomi yönetim modeliyle karşı karşıyayız. Ancak bu metodun üreticiye uzun vade getirisi hakkında temkinli olmak gerekiyor. Çünkü bu politikadan vazgeçildiği durumda  karşı karşıya kalacağımız resesyon ortamı şu an özellikle yüksek taleplere cevap vermek adına yatırım yapmak durumunda kalan sektörleri zorlayacaktır. Burada beklenti bugünden yarına değişen ekonomik modeller yerine sürdürülebilir para politikalarının hayata geçirilmesidir. Bu aslında sektörel beklentinin ötesinde toplumsan bir beklentidir. Bu istikrara kavuştuğumuzda zaten yeterli bilgi ve tecrübeye sahip üreticilerimizin önünde kimse duramaz. İkincil olarak Devletin sağladığı teşviklerin odak noktasının, sektörel eksiklilere yönelik hazırlanan projeler olması gerektiğini düşünüyorum. Devletin teşvik sistemini bilimsel ve inovatif projelere zorlayıcı bir temel üzerinden belirlemesi , yenilikçi teknolojilerin hızla gelişimine daha verimli bir şekilde katkı sağlayacak, bu durumda  dışa bağımlılık azalacağından biz üreticilerin eli daha da güçlenecektir diye düşünüyorum.

“STAJYERLİK SİSTEMİ TÜRKİYE’DE ÇALIŞMIYOR”

  • AİM üreticileri için son derece önemli olan kalifiye eleman sorunu için düşünceleriniz nelerdir?

Elbette firma olarak biz de bu sorunla karşı karşıya kalıyoruz, kalmamak gibi bir şansımız yok. Ülkemizde ebeveynlerin çocuklara dayattığı iki meslek var, ya doktor olacaksın ya mühendis olacaksın. Ama çocuklar belli bir erişkinlik düzeyine geldiklerinde bu dayatılan iş kollarından herhangi birine erişmedikleri zaman bir hayal kırıklığına uğruyorlar. Genç nesil şu anda tulum giymekten utanıyor. Bundan utanan bir bireye işi sevdirmek çok zor. Aslında bu milli bir sorun, herkes kolay para peşinde, gençler çalışmak istemiyorlar. Şu anda meslek liselerinin verdiği eğitimler geçmişe göre düşmüş durumda, nitekim okulların başarı oranları da çok düşük. Onun dışında meslek liseleri ile sanayi kuruluşlarının arasında da bir bağlantı kopukluğu var. Yani meslek liseleri sadece sanayi kuruluşlarına stajyer göndererek bu soruna bir çözüm yaratmış olmuyorlar. Stajyerlik sistemi Türkiye’de çalışmıyor şu an. Dolayısıyla iyi bir rehberlik hizmetiyle çocukluk yaşından itibaren hayatta sadece belirli mesleklerin olmadığını, üretim yaparak, emek harcayarak çok başarılı olunabileceğini anlatmak lazım.

Türkiye’de şu anda 81 ilde üniversite var, bu kadar çok üniversite olması da üniversite mezunlarını beklentiye sokuyor. Ama aldıkları eğitim bir üniversite lisans eğitiminden çok uzak. Her üniversite mezunu beyaz yakalı olarak çalışmak durumunda kalacaksa diğer işleri kim yapacak.

“AİMSAD İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ”

  • AİMSAD’a önerileriniz var mı?

AİMSAD ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. Derneğimiz güzel ve başarılı işlere imza atıyor. Özellikle yıllık faaliyet raporları çok faydalı oluyor bizim için. Başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz.

“WOODTECH BİZİM İÇİN PRESTİJ FUARI”

  • WoodTech Fuarı ile ilgili neler söylemek istersiniz? Fuarla ilgili değerlendirmeleriniz neler?

WoodTech bizim için çok eğlenceli, her sene katılmaktan keyif aldığımız bir fuar. Çok verimli geçen bir fuar WoodTech. Biz firma olarak son dönemlerde çok fazla yurt dışında organize edilen fuara katılmaya başladık. Ancak bu fuarların arasında en verimli geçeni WoodTech oluyor. Oldukça heyecanlıyız, fuarda sergileyeceğimiz yeni ürünlerimiz var. Umarım katılım da yüksek olur. WoodTech ile ilgili bir marka değeri oluştu ve bu gerçekten bizler için de çok önemli. Diğer taraftan organizatörler de çok iyi çalışıyorlar. AİMSAD da yine bu konu da çok tecrübeli ve çok güzel işlere imza atıyorlar. O yüzden WoodTech bizim için prestij fuarı. Firma olarak bu fuarda olmaktan çok memnunuz.

Önceki İçerik5 milyon yıllık doğa harikası: Munzur Dağları
Sonraki İçerikAİMSAD Başkanı Toktaş EUMABOIS yönetiminde