Ana Sayfa Babalar ve Çocukları “Çocuklar okullarını bitirip, yanıma geldikten sonra firma olarak daha da büyüdük”

“Çocuklar okullarını bitirip, yanıma geldikten sonra firma olarak daha da büyüdük”

143
Google search engine

Onursal Konveyör Genel Müdürü Salim Batur ve şirketi birlikte yönettiği oğulları Tolga ve Onur Batur ile “Babalar ve Çocukları” kapsamında bir araya geldik. Şirket yönetiminde karşılıklı anlayışa büyük önem verdiklerini ifade eden Salim Batur; “Bizim kendi içimizde öyle büyük çatışmalarımız olmuyor. Şükürler olsun çok iyi bir ekip olduk. Özellikle çocuklar okullarını bitirip, yanıma geldikten sonra firma olarak daha da büyüdük” dedi.

 Onursal Konveyör firmasının yönetimi iki kuşak tarafından yürütülüyor. 45 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan Salim Batur firmanın genel müdür koltuğunda otururken, Tolga Batur genel koordinatör, Onur Batur ise üretim müdür olarak şirkette görev alıyor.  Kuşak çatışmasından çok uzak bir firma olan Onursal Konveyör’de iki kuşak birlikte çalışmanın tüm avantajlarından yararlanıyorlar.

  •  Türk reel sektörünün gerçeği KOBİ’ler onun da özelliği aile şirketleri… Peki aile şirketi olmayı siz nasıl tarif ediyorsunuz?

Salim Batur: Aile şirketi olmak demek, güven demek. Arkamda çocuklarım var demek. Sonuçta yıllarca emek verdiğin işini, paranı bırakıp gidiyorsun, dolayısıyla arkanda güven duyduğun çocuklarının olması çok kıymetli.

Tolga Batur & Onur Batur: Eğer aile işletmesinde çalışıyorsanız büyük oranda iş arkadaşı oluyorsunuz. Aranızdaki kan bağı bir miktar unutuluyor. Ama bunlara rağmen işin en güzel yanı sürekli aileniz ile berabersiniz. Bazen geriliyorsunuz, bazen çok iyi işler başardığınız zaman neşeli anlar geçiriyorsunuz. Hadi gidip bunu bir yemekte kutlayalım diyorsunuz. Elbette olumlu ve olumsuz yanları var ama en tatlı yanı sürekli aileniz ile bir arada olmanız. Üzücü tarafı da daha çok iş arkadaşı modunda ilerliyor olmanız.

“TİCARİ HAYATTA SIRADAN OLMAMALISINIZ, FARK YARATMANIZ GEREKİYOR”

  • Sizce her aile şirketi kurumsallaşmalı mıdır?

Salim Batur: Elbette aile şirketleri kurumsallaşmalı. Ticari hayatta sıradan olmamalısınız, fark yaratmanız gerekiyor. Bu nedenle de kurumsallaşmak gerektiğini düşünüyorum. Ama bazen şartların buna elvermediği de oluyor tabii ki. Türkiye’de iki ileri, bir geri bir hayat sürüyoruz. Ama firmalar kendileri için doğru zamanı bularak, kurumsallaşmak için adım atmalılar.

Tolga Batur & Onur Batur: Bir şirketin daha verimli ilerleyebilmesi için sadece aile bireylerinin işin içinde olmaması lazım. Alt ve üst kadrolarda daha profesyonel, daha yetkin kişiler görev almalı. Buna her daim ihtiyaç var. İşinizle alakalı ne kadar tecrübeniz de olsa, ne kadar işinizi iyi yapıyor olsanız da ya da ne kadar işinize hakim olsanız da daha profesyonel bir ekiple birlikte işlerinizi yönetiyor olmanız size çok daha fazla verim katacaktır. Bu nedenle kurumsallaşmanın ben aile şirketlerinin hayrına olacağını düşünüyorum. Biz de birçok konuyu işini iyi yapan insanlara delege etmiş durumdayız. Her şeye yetişemeyiz. Buradayız, işimizin çok sıkı takibindeyiz ama uzanamayacağımız konuları da işinin ehli insanlara bırakmış durumdayız. Zaten böyle büyüyebilirsiniz, başka çareniz yok.

“BİZ FİRMAMIZDA KARŞILIKLI ANLAYIŞLA YÜRÜTÜYORUZ İŞİMİZİ”

  • Şu an Türk işletmelerine baktığımızda büyük ölçüde kuşak değişimi yaşandığını görüyoruz. Siz kuşak çatışması yaşadınız mı?

Salim Batur: Biz firmamızda karşılıklı anlayışla yürütüyoruz işimizi. Herkesin işi birbirinden ayrı. Tolga’nın işi ayrı, Onur’un işi ayrı, benim işim ayrı. Herkes kendi sorumluluklarının bilincinde ve bu çerçevede en iyisini yapmaya çalışıyor. Bizim kendi içimizde öyle büyük çatışmalarımız olmuyor. Şükürler olsun çok iyi bir ekip olduk. Özellikle çocuklar okullarını bitirip, yanıma geldikten sonra firma olarak büyüyebildik.

Tolga Batur & Onur Batur: Açıkçası biz öyle sorunlar yaşamadık. Bizim gerçekten babamızla iletişimimiz çok iyi. Çok denk muhabbetlerimiz var. Bir baba-oğul, iş ortağı, patron ya da sonraki nesil gibi değil de daha arkadaş gibi ilerleyebiliyoruz. Böyle samimi bir iletişime sahip olduğumuz için oldukça şanslıyız. O yüzden kuşak çatışması çok yaşadığımız bir durum değil. Elbette bazı kararlarda, “Bunu böyle yapmamalıyız, şöyle yaparsak daha iyi olur” gibi fikir ayrılıklarımız oluyor. Bu işin olağan yönü, aynı yaşta, aynı kuşakta olsanız da bunu yaşayabilirsiniz. Ama genel anlamda biz babamızla yakaladığımız frekanstan çok mutluyuz.

  • Yeni kuşağı şirket içinde görevlendirirken nelere dikkat ettiniz?

Salim Batur: Her ikisini de ilgili oldukları alanlarda görevlendirdik. Aslında görevlendirmekten çok, onlar tercih ettiler. Tolga biraz daha muhasebeye, alım-satım alanlarına yatkındı. Onur ise atölyeye yatkındı, makinelerle, üretimle ilgileniyordu. Biz de bu doğrultuda kendi içimizde görev dağılımı yaptık.

  • Sözün senet olduğu yıllardan, çekin ödenmediği yıllara geldik. Dünden bugüne bu bozulmayı okurken yeni kuşaklara tavsiyeleriniz neler? Siz geçmişte zorlu günleri nasıl atlattınız?

Salim Batur: Açıkçası çok tehlikeli günler geçirdik. Bu memlekette 3-5 senede bir kriz oluyor. Bir bakıyorsunuz yerle bir olmuşsunuz, bir bakıyorsunuz en tepelere çıkmışsınız. Biz de 2-3 sefer kriz geçirdik ve oldukça zorlu zamanlardan geçtik. Şimdi kendi çocuklarıma biraz daha tedbirli olmalarını öneriyorum. Ben daha tedbirsiz bir insandım. Önüme bir iş geldiği zaman, hemen o işin içine giren bir kişiydim. Bizim kuşağın genelde böyle bir yapısı var sanırım. Birkaç sefer kötü yakalandık tehlikelere, o yüzden en büyük tavsiyem adımlarını sağlam atmaları yönünde.

  • Değişen bir ekonomiden ve onun yarattığı krizden söz ediliyor? Yıllarca krizlerle boğuşmuş bir firma olarak geminizi bu zamana nasıl getirdiniz?

Onur Batur: Ben yaklaşık 22 yıldır bu firmadayım. Bu firma yaklaşık 44-45 yıllık bir firma. Kuruluşumuz 2009 olarak görünse de, babamın ticari geçmişi çok daha eskiye dayanıyor. İnanılmaz inişli-çıkışlı günler olmuş. Birkaç kez iflas noktalarına gelindi, birkaç kez çok iyi noktalara, çok büyük yerlere ulaşıldı. Özellikle 90’lı yıllarda çok sıkıntılı süreçler yaşanmış ama son 15 yıldır, 2008’den bu yana bilhassa piyasa şartlarının çok etkilediği bir firma olmadık. Elbette sıkıntılar oldu ama altından kalkılamayacak durumlar yaşamadık. Son 14-15 yıldır satış grafiklerimiz yükselerek ilerliyor. Yaptığımız doğru yatırımlarla daha hafif atlatıyoruz piyasanın getirdiği olumsuzlukları.

  • Eski kuşaktan farklı olarak hayata geçirdiğiniz ya da geçirmeyi planladığınız yenilikler var mı?

Tolga Batur: Abimle birlikte yeni kuşak olmamıza rağmen, biz gelenekselciyiz. Geçmişin izlerini sürdürüyoruz. Elbette teknoloji anlamında, üretim anlamında bir sürü yenilik katıyoruz firmamıza ve ürünlerimize ama pazarlama ve PR çalışmalarında geleneksel yöntemleri tercih ediyoruz. Örneğin, bir sanal mecrada ilan çıkmaktansa, dergi ilanlarında yer almayı tercih ediyoruz.

  • AİMSAD’ın çalışmaları hakkında neler söylemek istersiniz?

Tolga Batur & Onur Batur: AİMSAD, sektör olarak bizlerin ufkunu genişletti. Bu sektörde bizimle aynı gemide olan, aynı yolu paylaşan insanlarla temas olanağımız arttı. Elbette sektördeki firmaların bir kısmını öncesinde de tanıyorduk ama AİMSAD sayesinde fiziksel anlamda, reel anlamda bir araya geldik. Bu gerçekten kıymetli. Biz firma olarak birkaç derneğe daha üyeyiz ama yılda bir iki yemekten başka bir anlam ifade etmiyor bizim için. Ama AİMSAD’ta bunun böyle olmadığının farkındayız ve bunun için AİMSAD’ı da hayata geçirdiği projeleri de çok önemsiyoruz.

  • Son olarak, birbirinizin rollerini değiştirseniz, diğer kuşağa tavsiyeniz ne olur?

Tolga Batur & Onur Batur: Oldukça zor bir soru. Hem iş arkadaşımız hem patronumuz hem de babamız. Onun gücü, tecrübesi bambaşka bir şey, bizim için çok etkileyici. Bizim defalarca almaya çalıştığımız bir işi ya da projeyi, gidip bir kerede çözüme bağlayabiliyor. Bu nedenle tavsiyeden ziyade, teşekkür edebiliriz. 45 yıllık esnaflığın getirmiş olduğu bilgi birikimi bizim için çok kıymetli. Sahip olduğu bu bilgi ve tecrübeleri bizimle paylaşması çok değerli bizim için.

  • WoodTech Fuarı için neler söylemek istersiniz? Nasıl geçti fuar sizin için?

Salim Batur: Bizim için fuarlarda ziyaretçi kitlesi önemli. Bu yıl da yabancı ziyaretçi sayısı oldukça fazlaydı. Dolayısıyla çok memnun kaldık. Biz genelde fuarda pek fazla iş yapmayız, bizim işimiz proje işi olduğu için fuar sonrası tam sonuca ulaşırız. Fuarda önemli bağlantılar yaptık. Fuardan memnun kaldık.

Önceki İçerik“Geçmişteki beni tekrar görmek ve hafıza tazelemek için çocukluğuma gitmek isterdim”
Sonraki İçerikMakine alımlarındaki KDV istisnası devam edecek mi?