Ana Sayfa Kitap Röportajları “Kitap okumadan günü bitirmemeye çalışıyorum”

“Kitap okumadan günü bitirmemeye çalışıyorum”

34

Kitap Röportajlarımızın bu sayısında UVtek Uluslararası Satış ve Pazarlama Müdürü Münevver Çiloğlu’nu konuk ettik. Mümkün olduğunca, kitap okumadan günü bitirmemeyi tercih ettiğini ifade eden Çiloğlu, özellikle Azra Kohen ve Soner Yalçın’ın kitaplarını okumayı sevdiğini belirtti.

Kitap okuma alışkanlıklarını, sevdiği yazar ve kitapları konuştuğumuz UVtek Uluslararası Satış ve Pazarlama Müdürü Münevver Çiloğlu, “Açıkçası yoğun bir okuma düzenim yok. Benim kıstasım her hafta bir kitap bitiremiyorsam, planlı okumuyorsam iyi bir okur değilim. Ama en azından haftada birkaç kez elime kitap almadan durmamaya çalışıyorum” dedi. Azra Kohen’in kaleme aldığı Aeden’i herkesin okumasını tavsiye eden Çiloğlu’nun bir diğer favori yazarı ise Soner Yalçın.

  • Öncelikle kitap okuma alışkanlığınızdan bahseder misiniz? Nasıl bir okursunuz?

Az da olsa mümkün olduğunca kitap okumadan günü bitirmemeye çalışıyorum. Böylece hem günün stresini atıyorum hem de o vesile ile daha tarafsız bakabiliyorum günlük hayattaki sorunlarıma. Aslında plansız bir okurum, özel bir konuya ait belli bir düzende seçimle okumuyorum ama çekim yasasının etkisi midir? bilmem, tesadüfen belli bir konuda birbirini tamamlayan kitaplar aynı döneme denk geliyor bende. Örneğin; şu aralar sağlık-beslenme konularında birbirini tamamlayan kitaplar favorim. Azra Kohen, Aeden ile dikkatimi çekmişti bu konu. O zamana kadar çok önemsemeyip, metabolizmamızın kendi kendini iyileştirme gücüne çok güveniyordu. Ancak endüstriyel, yedikçe yediren, katkı maddeleri içeren her türlü yiyeceği iştahla yerken, içtiğimiz suyla bile bedenimizi düzenli olarak zehirlediğimizin farkına varmak şok ediciydi benim için. Sonrasında Soner Yalçın’ın Saklı Seçilmişler’i ile gözlerim daha çok açıldı ve bir dönem aç gezmek durumunda kalacak kadar etkilenmiştim. Benim için bu konuda taşları yerine oturtan David Perlmutter’in Tahıl Beyin üçlemesi oldu. Hem sağlığımızdaki hem de sosyal hayatımızdaki deformasyonların sebebi çok net bir şekilde açıklığa kavuşmuş oldu benim için. Örneğin; evimizde bir sultan papağanı evladımız var ve biz strese girmesin, agresifleşmesin diye televizyon sesini bile belli bir düzeyin üzerine çıkarmazken, sürekli agresif bir evladımız oldu. Ve Tahıl Beyin’den sonra fark ettim ki, bunun sebebi büyük ölçüde glütenmiş ve şimdi onun da beslenme alışkanlıklarını düzeltmeye çalışıyoruz. 

  • Ne tür kitapları okumayı seviyorsunuz? En sevdiğiniz kitap ve yazar kimdir?

Araştırma kitaplarını okumayı seviyorum ama tabi ki bir akademisyen kadar zevkle okumuyorum bunları, sıkıldığım, içime fenalıklar düştüğü ve çaresiz hissettiğim çok oluyor. Ama bunun çok güzel bir çözümünü bulan bir yazarımız var; Azra Kohen. Anlatmak, açıklamak istediği bilgileri bir hikayeyle sarmalayıp veren, böylece hem zevkle bir hikaye okuyup hem de içerisinde araştırmalarının sonuçlarını da bize özetle transfer eden harika bir yazar. En sevdiğim kitap Azra Kohen’in Aeden’i olsa da Fi-Çi-Pi üçlemesi ve özellikle Gör Beni de ülkemize, tarihimize ait çok özel bilgiler içeriyor ve aynı zamanda zevkle okunan kitaplar. Okurken sesli güldüğüm anlar oluyordu.

  • Kitap okumaya fırsat bulabiliyor musunuz? Ne sıklıkla kitap okuyorsunuz?

Açıkçası yoğun bir okuma düzenim yok. Benim kıstasım her hafta bir kitap bitiremiyorsam, planlı okumuyorsam iyi bir okur değilim ve maalesef öyle. Ama en azından haftada birkaç kez elime kitap almadan durmamaya çalışıyorum.

  • Başucu kitabınız var mı?

Bir başucu kitabım yok, ihtiyacım, merakım doğrultusunda yeni kitaplar ediniyorum.

“Bir kitap, okuyucusu için anlamını yitirmeden bitirilmeli”

  • Ortalama bir kitabı kaç günde bitirebiliyorsunuz?

Bu biraz da kitabın sürükleyiciliğine bağlı diyerek hedef şaşırtmaya çalışsam da, maalesef hızlı bir okur da değilim. Bence bir kitap, okuyucusu için anlamını yitirmeden mümkün olduğunca kısa sürede bitirilmeli. Ben ortalama bir iki hafta içerisinde bitirmeye özen gösteriyorum. Ama araştırma kitaplarında performansım daha düşük olabiliyor.

“Azra Kohen vazgeçilmezimdir”

  • Okunmasını önerdiğiniz kitaplar var mı?

Hem eğlenelim hem de hayata dair bir şeyler öğrenelim dersek Azra Kohen vazgeçilmezimdir. Biraz da canımız acısın, gerçeklerle yüzleşelim hatta paranoya sınırlarını zorlayacaksak Soner Yalçın kesinlikle okunmalı.

  • Son zamanlarda iş dünyasında kişisel gelişim kitaplarına yoğun bir ilgi var. Bu tarz kitaplara bakış açınız nedir?

Kişisel gelişim kitaplarını daha genç dönemlerimde deneyip burun kıvırmışlığım var. Muhtemelen gençliğin verdiği ukalalıktı. Ama en kısa zamanda bu tarz kitapları okumayı yeniden deneyeceğim. Güncel kalmanın, trendlerden haberdar olmanın ve topluluktan ayrı düşmemenin önemli olduğunu ve başarılı olmanın da etkenlerinden biri olduğunu düşünüyorum.

  • Son olarak günümüz kitap okuma alışkanlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok üzücü seviyelerde olduğunu gözlemliyorum. Bence biraz okuyan, hayatın değeri üzerine düşünen insanlar olsaydık, bugün bu topraklarda bu kadar acılar yaşanmazdı. Kadın, çocuk, hayvan hakları konusundaki acıların yanında, hem toplumsal hem yönetimsel olarak yarın yokmuş gibi, doğa hunharca katledilmez, yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz sonsuz kaynaklarmış gibi tüketilmezdi. Konuyu buralara uzattığım için üzgünüm ama neredeyse her gün içimi sızlatan irili ufaklı bir olayla karşılaşıyorum ve benim için okuma alışkanlığı konusu buralara bağlanıyor. 

Önceki İçerik“Yatırım yapıldıkça dünya standartlarına yön verecek üretim yapmak mümkün”
Sonraki İçerikTürkiye’nin gizli cevheri: Ağrı